..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: yabancı4402
Eser Sıra Numarası: 180217eser13



                                                     HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ 

       Hukuk… Benim hayalim bu beş harfli kelimede saklı. Ben; doğruları ve haklıyı savunmak istiyorum, insanlara adaleti göstermek istiyorum. “Ağzını burnunu kıran, kafasına tabanca dayayıp, baltayla tehdit eden kocasına karşı koruma isteyen kadıncağızın talebi reddedildi…” Bu, internetteki bir haber sitesinden alıntıladığım bir başlık, daha niceleri var: “Altı yaşında çocukla evlenilebilir.” demek serbestken “Bu sapıklıktır.” demek suç sayıldı. “Sapıklara ‘bir kerecik’ af çıkarmaya çalıştılar.” … Ben hukuk adına değişiklikler yapmak istiyorum, insanlara asıl suçluyu göstermek istiyorum. 

Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nin bu yılki sonuçlarına göre Türkiye, 113 ülke arasından 101. sırada yer almakta. Biz, hukuku uygulamıyor muyuz? Romalı hukukçu Ulpianus: “Hukukun buyrukları şunlardır: Dürüst yaşamak, başkasını zarara uğratmamak, herkesin hakkını vermektir.” Ben şunu merak ediyorum: Bu buyruklar bizim ülkemizde yerine getirilmiyor mu? Biz hukuktan neyi hukuktan üstün görüyoruz, hukuku parayla satıyor muyuz veya hukuku neye göre işletiyoruz? Yargı bağımsız mı? Yargı bağımsız değilse biz nasıl güvenebiliriz hukuka, adalete, eşitliğe? Bu ülkenin bir vatandaşı olarak bunları merak ediyorum, hukuka inanmak istiyorum. Hukukun hayalim olduğundan bahsetmiştim. Durum böyle olursa insanlar hukuka nasıl güvenebilirler, bana nasıl güvenebilirler, ben bunları merak ediyorum. Ben bunları sorguluyorum çünkü adaletin bir an önce uygulanmasını, hukukun üstünlüğünün bir an önce farkına varılmasını istiyorum.

Hukukun üstünlüğümü yoksa üstünlerin hukuku mu? Bu da üzerinde çok durduğumuz bir soru, milletçe… Eğer hukukun üstünlüğü kabul görmüyorsa demokratik bir ülkeden söz edebilir miyiz? Herkes kanunlar önünde eşit mi?

Adaletin ve hukukun simgesi olan Themis heykelinin ellerinde bir terazi ve kılıç vardır, gözleri bağlanmıştır. Kılıç, kararın keskinliğini göstermektedir. Gözleri de bağlıdır çünkü terazinin  kefesini görmeden tutmalıdır; nesnel olmalıdır; din, dil, ırk gözetmemelidir. Ben merak ediyorum, bu neden ülkemizde “açıkgöz” hukukuna dönüştürüldü? Türkiye, insan hakları ihlalleri nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde en çok yargılanan, en çok tazminat cezasına çarptırılan ülke oldu. Din, dil, ırk, cinsiyet farklılıkları yargıya etki ediyor mu? Hukuk adaleti sağlayamıyorsa ne işe yarar ki? Merak ediyorum, hukuk göstermelik mi?
Hukuk, bu ülkede yaşayanların yaşam güvencesidir. 2000 yılından beri 1915 kanun değiştirildi. Merak ediyorum, bu kadar  yasa değişimi ve yasa çıkarılması hukukun üstünlüğü için mi yoksa üstünlerin hukuku için mi? Meclisteki herkes böyle mi düşünüyor? Bu gerekliliği hangi şartlar doğurdu? 

Bu soruları merak ediyorum çünkü ben insanların hukuka güvendiği, güçlünün değil haklının kazandığı bir hukuk sisteminde “adaletin gölgesinde” güçlü ve mutlu bir Türkiye’de yaşamak istiyorum.