..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: venüs2606
Eser Sıra Numarası: 180217eser68


                                                                       Gerçeklik Yanılgısı

Algıladığımız evren gerçek mi?

     Sonsuz evrende milyonlarca galaksi bulunduğunu ve bu galaksilerin içinde milyonlarca gezegen olduğunu biliyoruz. Ya gördüğümüz gezegenler, yıldızlar hatta insanlar beynimizin bir oyunuysa? Evrendeki tek gerçeğin insanın kendisi olduğunu düşünüyorum. Çünkü insan hislerini, düşüncelerini ve bilgilerini yalnızca kendine ispatlayabilir. Karnınızın ağrıdığını düşünün. O ağrının nerede olduğunu, şiddetini sadece siz hissedersiniz. Bu konuyu birilerine danıştığımda aldığım cevap genellikle aynı oldu. ‘’Etrafımızdakiler gerçek değilse onlara nasıl dokunuyoruz?’’. İlk seferde mantıklı gibi görünse de bazı uyuşturucu bağımlıları gördükleri halüsinasyonlara dokunabildiklerini iddia etmişlerdir. ‘’Gözle görülebilen her şey gerçektir.’’ Bu da duyduğum diğer cevaplardan biri. Peki, gerçekten böyle mi? Güneş ısısının çok yüksek olduğu kum çöllerinde görülen seraplar gerçek midir? Suya batırılan sağlam bir kalemin suda kırık görünmesi kalemin sağlam olduğunu değiştirir mi? Daha akla gelebilecek birçok örnek vardır.

     İnsanın uyurken gördüğü çarpıcı, canlı halüsinasyonlara rüya denir. Rüyalarda gördüğümüz, dokunduğumuz her şey yalandan ibarettir. ‘’Gerçek’’ olarak adlandırdığımız hayatı uyurken de başka bir evrende yaşıyoruz aslında. Uyandığımızda da kısa süreli yanılgı dünyadan uzun süreli yanılgı dünyaya geçmiş oluruz. Bazen rüya içinde başka bir rüya görürüz. Bu gerçeklik yanılgısına iyi bir örnektir. Hatta rüya içinde başka bile rüyadan uyandığımızda hissettiğimiz rahatlama hissini yaşadığımız dünyaya uyandığımızda da hissederiz. Aynı buradaki gibi gerçeklik yanılgısı birden fazla olabilir ve bunu iç içe geçmiş halkalara benzetebiliriz. İç içe geçmiş halkalar düşünelim. En dıştaki gerçeğe bağımlıdır. Gerçeklik yanılgısı içe doğru gidildikçe etkisi azalır. Gerçeklikten daha da uzaklaşır, kapsadığı alan küçülür. Bunu yine rüya içinde rüya örneği ile anlatmak gerekirse şöyle diyebilirim;

    Rüya içinde başka bir rüya görüyoruz, uyanıyoruz ve rüya gördüğümüzün farkında oluyoruz. Ancak yine uyanıyoruz ve yine rüya gördüğümüzün farkında oluyoruz. En içteki rüya gerçeklikten en uzak olan ve hatırlamakta güçlük çektiğimiz rüya olacaktır. Aynı şekilde kapsadığı alan dar olacak, etkisi de az olacaktır.

    Gerçek olduğunu düşündüğümüz yaşantı da böyle olabilir mi? Bu kadar gerçek hissettirmesinin sebebi gerçeklik halkasına (asıl olana) yakın olmamız olabilir mi?




önceki eser / sonraki eser