..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: varlık2102
Eser Sıra Numarası: 180217eser44

                                                         DÜŞÜNMENİN FAYDALARI



1-      İnsanlar arasındaki en temel bağlardan bir tanesi ’güven’dir. Peki bu hayatta en çok kime güveniriz? Sokakta karşılaştığımız ve hiç tanımadığımız yabancıya mı yoksa kendi kanımızdan olan aile bireylerine mi? Cevap aşikâr. Aile bireylerinden biri olan kardeşlerimize ise neredeyse sonsuz bir güven duyarız. Peki bu güveni duymamızın sebebi nedir? Sadece kan bağımızın olması mı? Bir insanla kan bağımız var veya 1. dereceden akrabamız diye sonsuz güven duymalı mıyız? Elbette ki hayır. Asıl soru şu: kardeşlerimize duyduğumuz bu sınırsız güven nerden gelmekte? Kan bağından mı yoksa elle tutulamayan gözle görülmeyen ruhtan mı? Bir manevi bağlantıdan mı?       
           
2-      Dejavu. Yaşadığımız anı daha önceden hatırlama durumu. Bunun kaynağını hiç araştırdık mı? Koca evrende naçiz olan varlığımız daha oluşmadan önce, bir şekilde yaşayacağımız hayat bize gösterildi mi? Efsanelere göre, meleklerin -sus anlamıyla gösterilen hayatımızı unutmamız için- parmak izi olan üst dudağımızdaki çizginin doğruluk payı var mı?
           
3-      İyilik ve kötülük. Bir denge terazisinin iki kefesi. Kötülük olmadan iyilik kendini gösterebilir mı? Yahut iyilik olmadan hangi eylemi kötü olarak adlandırabiliriz? Karanlık olmaz ise, mumun bir anlamı kalır mı? Evrenin bir denge üzerine kurulduğu, iyilik ve kötülüğün birbirini dengelediği aşikâr. Bu denge git gide bozulmakta. Bunu kim bozuyor? İnsanoğulları mı? Doğa mı?

4-      Sürekli halkın aklını kurcalayan sorulardan bir tanesi uzayda gezegenimiz haricinde bir yaşamın olup olmadığıdır. Meşhur uzaylılar. Büyük kafalı, büyük gözlü, çok zeki, teknolojisi bizden çok çok yüksek olan varlıklar. Bizlere sürekli lanse edilen bu varlıkların, varlığı sürekli tartışma konusudur. Henüz yaşam belirtisi taşıyan bir gezegen keşfedilmiş olmamasına rağmen, aramızda uzaylıların yaşadığına dair ve bir gün dünyamızı istila edeceklerine dair gereksiz inanışlar halen varlığını sürdürmektedir. Asıl soru şu olmalı, tüm bunlara neden inanma gereksinimi duyuyoruz?

           
5-      İnsanlar geçirdikleri çeşitli fiziksel veya psikolojik travmalardan sonra, hafıza, akli denge kaybına uğramaktadırlar. Çok büyük derecede hafıza kaybına uğrayan ve herşeyi unutan insanların unutmadıkları bir şey var. Konuştukları dil. Neden bu travmalar beynin dil için işlev gören kısmını etkilememektedir? Acaba diller, beyinde değil de bilinç altında mı saklanmaktadır?


6-      Şuan teknolojinin odak noktalarından biri olan yapay zeka üstünde çok çalışılmaktadır. İnsanlar neden kendilerinden daha akıllı bir şey yapma peşindeler? Acaba kendilerince tanrıcılık mı oynamak istiyorlar? Yada bunun altında sürekli tembelleşen vücutlar ve beyinleri daha da tembelleştirmek için bir yol arayışı içerisindeler mi?