..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: uzunadam1961
Eser Sıra Numarası: 180216eser41



          HAYATTA HEP MUTLU OLURSAM HAYALİNİ KURACAK NEYİM KALIR

    İnsanlar hayatlarının her dakikasını hissederek yaşarlar. Bu hisler duygulardır ve düşüncelerimizi etkileyerek yaşamamızdaki olaylarla büyük ilgileri vardır. Her ne kadar bazen duyguların ve düşüncelerin aynı doğrultuda olmayıp çeliştikleri zamanlar olsa da bu ikisi hayatımızı şekillendirmekte büyük bir unsurdur. Duygularımız hakkında konuşmak gerekirse bu çoğu zaman değişir. Mutluluk, üzüntü, öfke ve daha birçok duyguyu günlük hayatımızda yaşarız. Güzel bir haber alırsak, istediğimiz bir şey gerçekleşirse vb. mutlu oluruz. İstediğimiz bir şey olmaz ise o zaman da mutsuz oluruz. Peki bunları neden isteriz? Çünkü onu istediğimiz zaman bu aynı zamanda onu bizim amacımız yapar. Aslında başka bir türden düşünürsek de bu bizim hayalimizdir. Kısacası hayal ettiğimiz şeyler bizim amacımızdır ve doğal olarak bunları gerçekleştirmek isteriz. İnsanlık hali olarak çocukluğumuzdan itibaren geleceğimizle ilgili, yaşayacağımız şeylerle ilgili, sahip olacağımız şeyler ile ilgili, bulunacağımız yerler ile ilgili hayal kurarız. Bu illaki o kadar uzak bir zamana yani 10 yıl, 20 yıla uzanmak zorunda değil. O anı, bir sonraki günü de hayal edebiliriz. 

    Genel olarak bir çocuk izlediği çizgi dizilerden, filmlerden, romanlardan etkilenerek uçmak, görünmez olmak, akıl okumak gibi büyük, imkansız hayaller kurarlar. Ama tabi bunların yanında gördükleri insanlardan etkilenerek ileride pilot olmayı, polis olmayı veya en klasiğinden astronot olmayı hayal ederler. Bu hayalleri çocukluk yaşlarına göre doğaldır. Yaşları ilerledikçe daha olgun, daha mantıklı düşünebilecek hale geldiklerinde daha mantıklı şeylerin hayalini kurarlar. Bu hayalleri kurmaları öncelikle bulundukları yere, imkanlarına, hobilerine, uğraşlarına bağlıdır. Örneğin basketbola yeni başlamış olan biri ileride daha iyi bir yerde olmayı yani liglerde iyi takımlarda oynamayı hayal eder. Ama bu hayaller az önce belirttiğim gibi bir amaca dönüşür. Bu amaç için uğraşmaya başlarlar. İlk başta arkadaşları ile mahallede basketbol oynayan biri basketbolu çok seviyorsa bir antrenörün yanında kendi izleyerek öğrendiği hareketler dışında bu işin püf noktalarını ve temelini öğrenmek ister. Ama tabi ki de bu yetmez. Arkadaşlarıyla oynamaya devam edip bu öğrendiklerini uygulaması lazım veya basketbolda kötü olduğu bir alan varsa örneğin şut atması kötüyse bunun için ayrı bir zaman ayırıp şut atma antrenmanı yapması gerekir. Bir süre sonra bunlar da artık yeteneklerine göre yetersiz kalmaya başlar. Artık okuduğu okulun basketbol takımı varsa ona ya da amatör olan kendi yaşına uygun bir takıma katılması gerekir. Bu takıma katılması onu kişisel olarak geliştirse de daha çok takım olarak geliştirir. Eğer bu takım turnuvalara katılırsa yakınındakiler dışında başka tanımadığı insanları da görmeye başlar. O insanlar ya ondan daha iyi ya da daha kötüdür. Bu aralarındaki rekabeti ayarlar. Eğer onlar ondan daha iyi ise onları yenmek, geride bırakmak için daha sıkı çalışır. En sonunda onlardan daha iyi olur. Kötü olur ise zaten onlar ile birlikte bir rekabete girmez. Her seferinde kendinden iyileri geçerek daha da iyi kişiler ile karşılaşır. Bu döngü bu şekilde devam eder ve bir süre sonra onun iyi oynadığını bir lig takımı görür ve takımın alt yapısında oynamaya davet eder. İşte bu noktada hayaline çok yaklaşır. Eğer ki bu takım onu yeterli görmez ise her şeye baştan başlar ve en sonunda tekrar aynı noktaya gelir. Eninde sonunda bu takımın alt yapısına girmeyi başarır. Alt yapıda bir süre oynar ve yetenekleri oraya da fazla gelince kulübün lig takımında oynamaya başlar. Artık amacına ulaşmıştır. Aynı zamanda zirveye ulaşmıştır. Artık bu kişi yıllar önce kurduğu hayaline ulaşmıştır. Yani başka bir açıdan da mutlu olmuştur. Bir süre sonra bu mutluluğu ona yetmez. Daha iyi takımlarda oynamak için maçlarda kendini gösterir ve bu böyle devam eder. Bu konuyu tabi ki böyle bir hayat hikayesinin içinde incelemek daha kolay anlaşılmasını sağlayabilir. Fakat sadece bu konu içinde değerlendirmek yanlıştır. İnsanlar sayılamayacak kadar çok şeyin hayalini kurar. Bu hayal zaten onun mutlu olacağı veya mutlu olacağını düşündüğü bir hayaldir. 

    Mutlu olan insan hayali gerçekleşmiş, amacına ulaşmış olan insandır. Normalde bu bir süre böyle devam eder. Sonra başka bir hayal kurarız fakat bunun tam tersi olursa, insan hep mutlu olursa ne olur? Böyle bir şey olursa o şahısın zaten hayatında her şey yerli yerindedir. Hiçbir şekilde gerçekleşmesini beklediği bir şey olmaz. Fakat varsa ve ben bunu bilmiyorsam?