..




“Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.”


Yazar Rumuzu: umay1807
Eser Sıra Numarası: 180130eser01



                                              
                                                                           KENDİM MİYİM?

   Bazı zamanlar kendimi sorguluyorum, düşünüyorum: ‘’Bak! Gökyüzündeki yıldızlar senin. Küçükler ama nasıl da parlıyorlar! Onlar senin hataların ve kararlarındır. Bundan utanç duyma!  Neden kendi gökyüzünde başkalarının yıldızları olsun ki? Neden çizeceğin resimde başkalarının fırça darbesi olsun? Çok kafa yordum ve harflerle dans ettim:
   
  Şart edindim kendime. Hayatım boyunca başkalarının pişmanlıklarını yaşayacağıma kendi hatalarımın pişmanlıklarını yaşarım daha iyi! Çünkü beni ben yapan şey tercihlerimdir. Bunaldığımda, sıkıldığımda ve kararsız kaldığımda kendimi şu soruyu sorarım:  “Kendim miyim?”  Bunu neden soruyorum? Çünkü henüz gencim ve bazı zamanlar kendimi başkalarının yolunda yürürken bulabilirim. Bunun sebebi, belki  kendi yolumdan utanıyorum. Yahut aldığım kararların başkaları tarafından doğru bulunmaması ve çoğunluk neyi seçerse bunun en doğru karar olduğunu sanmam olabilir. Burada Gandhi’nin ‘’ Çoğunluğun onayı yanlışı doğru yapmaz’’ sözüne göz kırpmamız doğru olacaktır. Peki, bu düşünceyi nasıl benimsedim?  Küçüklüğümüzden beri bize her zaman en iyisini yapmamızı, hiçbir zaman hataya düşmememizi, her işte çok başarılı olmamızı ve ancak böyle mutlu olabileceğimizi söylerler. Fakat bunun tamamıyla yalan olduğunu söylemeliyim. Başarı her zaman mutluluk getirmeyebilir. Çok iyi bir işiniz olabilir, çok para kazanıyor olabilirsiniz. Hatta dünyalar bile sizin olabilir. Oysa yanılmak ve yenilmek de bu hayatın gerçeklerindendir. Mutlu değilseniz ve yaşayacağınız hayatı kendiniz seçmemişseniz, o kocaman dünya başınızı bir hüzün yığını olup, sizi ezebilir. Ömrünüzü keşke diyerek geçirirsiniz. Yaşayacağınız güzel günleri kendi elinizle iterek, ruhunuzu ucu bucağı olmayan bir üzüntüyle boğabilirsiniz. Bunu kim ister ki? Bu yanlış yanılgıya düşmemek için “Kendim miyim?” sorusunu sormaktan asla çekinmeyin. Bunu kendinize sormaya vaktiniz yoksa vakit oluşturun. Eminim bakış açınızı değiştirecek ve daha iyi hükümler verebileceksiniz.
   
  Ben çekinmiyorum! Soruyorum!  Çünkü gideceğim yolda yemyeşil ağaçlar, rengârenk ve mis gibi kokan çiçekler, biraz ileride masmavi bir deniz ve uçuşan beyaz kelebekler var. Yolun ucunda dipsiz bir kuyuya da varsam veya sonunda ışığı bulunmayan kapkaranlık bir tünel de görsem ben, benim. Kendi yokuşlarımdan çıktım ve seçtiğim hayatı yaşıyorum. Kimse ne yapmam gerektiğini söyleyemedi ve bana karışamadı. Onları dinledim söyledikleri şeyleri benlik süzgecimden geçirdim. Doğruyu alıp yoluma kattım, yanlışı eledim. Mutluyum ve yaptığım hatalardan, verdiğim kararlardan gurur duyuyorum. Bu durumdan da asla utanmıyorum. En azından başkalarının yolunda ağaçsız ormanlar görmedim ya da kuru çöllerde gezmedim. Başkasının eserinde hiçbir zaman bulunmadım. Bunları yapsaydım belki mükemmel bir hayat sürerdim ama hayatımın hiçbir evresinde kendimi havada uçuşan güvercinler kadar özgür ve sevinçli, kıyıya vuran dalgalar kadar mavi ve saf hissedemezdim.
  
   ‘’Kendim miyim?’’ sorusunu sorduğumda olumlu bir cevap alıyorsam, dünyanın en mutlu insanıyımdır. Bu soruyu sora sora kendimizi keşfedeceğiz. Bu‘’dünya’’  kendini bulma sanatıdır. Elbette kulaklarımızı kapatarak, gözlerimizi bağlayarak adım atamayız. Ancak bizi biz yapmaya yardım edecek parçaları seçerek, çevremizdeki insanları da dinleyerek yine yolumuzu çizebiliriz, bu yolda da bizi destekleyenler yoldaşımız olacaktır. Peki, yolculuk nereye? Başkalarının yolunu yürüyerek uçuruma mı, kendi yolunuzdan sapmadan manolyalarla dolu bir bahçeye mi?  Şimdi bu soruyu kendimize soralım. Okyanuslara açılarak yeni kıtaları keşfedelim.