..




“Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.”


Yazar Rumuzu: tesla0301
Eser Sıra Numarası: 180208eser01



                                                                         KOZMOS

    İçinde yaşadığımız bu sonsuz evren nasıl işliyor? Birtakım sistemler tarafından yönetiliyor muyuz, yoksa her şey kendiliğinden mi gerçekleşiyor?

Neden ya da nasıl yaşıyor olduğumuzla ilgili soruların cevaplarını her anında sorguladığım hayatımda,yazdığım bu deneme belki de , benim için önceden belirlenmiş, yapılacaklar listesindeki bir maddedir. 

Her insanın hayatında neler yaşanacağı sebepleri ve sonuçlarıyla bir bilgisayar figürü tarafından hesaplanmışsa, biz sadece hesaplamaları yapan tarafından yazılan kodlara uyan kuklalarıyızdır. Bu evrendeki bilgisayar figürü belki çok gelişmiş bir uygarlık, belki bir bilgisayar ya da bir yapay zekadır. Eğer gelişmiş bir uygarlıksa belki onlara kaynak sağlıyoruzdur ya da o kadar gelişmişlerdir ki kendilerine evrenler yaratıp bunları yönetmek onların eğlendikleri bir uğraşlarıdır. Her üç durumda da evrendeki canlılar kendilerine verilen senaryoyu, senaryodan habersizce oynuyor.

Yaşamlarımızın her anının ele alındığı bu senaryolarda, canlılar birbirlerinin senaryolarında rol sahibi de olabilirler. Bir insanın yaşadığı sıradan bir an, senaryodaki tek bir cümle ya da eğer bir bilgisayar figürü tarafından yönetiliyorsak yazılan kısa bir kod başka bir insanın ya da canlının tüm yaşamını aynı Edward Lorenz’in  “ Afrika’daki bir kelebeğin kanat çırpışının Amerika’da fırtınaya sebep olabilir.” dediği “kelebek etkisi” teorisindeki gibi etkiliyor olabilir.

Tüm yaşamımız kesin çizgilerle belirlenmemiş olabilir. Hayatımızı bir diyagram gibi düşünürsek, tek bir seçimden yani diyagramdaki bir kutucuktan, başka canlıların diyagramını da etkileyecek birden çok kutucuk yani sonuç doğuyor olabilir.
Matrix filminin gerçek dünya olduğunu düşünelim. İnsanlara yardımcı olması amacıyla insanların icat ettikleri ve ürettikleri robotların kendilerini geliştirerek insanları kendi çıkarları için kullandıkları bir dünya… Böyle bir dünyada kahin, robotların yarattığı “Matrix” adlı sanal dünyadan kurtulamasaydı ve kahin sadece kendini kurtarmakla kalmayıp Morpheus, Trinity ve daha birçoğuna gerçek dünya sandıkları dünyanın aslında “Matrix” olduğunu göstermeseydi, Morpheus Neo’yu bulamasaydı ya da Neo ona gerçekleri gösterecek kırmızı hap yerine mavi hapı seçseydi, Matrix’te yaşam nasıl devam ederdi ? İnsanlar Matrtix’ten kurtulabilir miydi?

Şu an yaşadığımız evrende; Matrix’teki gibi insanların yaşamlarına robotlar hükmetmiyor, çok gelişmiş bir uygarlık tarafından yönetilmiyor, bir bilgisayarın yazdığı kodlara ya da Tanrı’nın belirlediği kadere göre yaşamıyor olabiliriz. Kendi senaryomuzu kendimiz de yazıyor olabiliriz.

Zaten belirlenmiş bir işleyişin yönetildiği bir evrende yaşıyorsak, bahsettiğimiz ya da henüz öngöremediğimiz sistemlerce bu evren için hazırlanan sonu ya da sonsuzluğu engelleyemeyiz. Ama eğer tesadüfler sonucu oluşmuş, her canlının kendi hayatını yönettiği bir evrende yaşıyorsak sonu ya da sonsuzluğu belirleyecek olan da biziz. Bunun için tüm canlıların en doğru şekilde yönetileceği sistemi bulacak olan da biziz.
Distopya türü eserlerdeki olumsuzluklarla dolu, insanların kontrol altına alındığı, bu sebeplerle bir süre sonra işlevini yitirdiği sistemlerin yaratıldığı ütopyalardan; yazarın yazış amacına uygun olarak dersler çıkarmalı ve işlevini yitirmeyecek, yaşamlarımızı kısıtlamayacak en doğru sistemi bulmaya çalışmalıyız.

Neden ve nasıl yaşıyor olduğumuzla, Kozmos ’un işleyişinin bilimsel gerçekleriyle ilgili evrendeki canlıların cevaplarını aradıkları pek çok soru var. Belki de bu soruların cevapları, bizlerin aradığı ve bizi mutlu edecek cevaplar değildir. Bilimin gelişeceği son noktada belki bizi mutlu edecek sistemler yoktur. 

Ancak bana göre bu, var olan belirsizliklerin gerçeklerini bulmaya çalışmayacağımız, bilimin önünü keseceğimiz anlamına gelmemelidir. Cevaplarını sorguladığımız gerçeklere hazırlıklı olmamız anlamına gelmelidir. Her zaman sorular sormaya ve cevaplar aramaya devam etmeliyiz. Öyle ya, neden olmasın?