..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: selen0000
Eser Sıra Numarası: 180217eser58




                                                            MİNİK AKIL OYUNLARI
Önceden anlamazdım, şimdi düşünüyorum ve hissediyorum…

İnsanlar sürekli mutlu olmak ister ancak sürekli bir mutluluk var mıdır? Küçük mutlu anları neden küçümseriz ?
Hayat, her zaman yüzümüze gülmez. Mutlu anlarımızın kıymetini ancak zaman geçtikçe, onları kaybettikten sonra anlarız. Az ile sevinip, çoğu paylaşmanın keyfini bilene hayat çok güzeldir. Bir öğün yemeğe veya kışın kalın bir giysiye ihtiyacı olan birine yardım ettiğinizde, onun yüzündeki mutluluğu görmek sizi de mutlu ediyorsa demek ki mutlu olmak için büyük beklentilere hiç gerek yok. İçimizde yaşam sevgisi ve bir iyilik perisi oldukça mutluluk peşimizi bırakmayacaktır. 

Neden toplumdaki farklılıklara anlayış ve hoşgörü yerine kin besliyoruz?
İnsanlar, yüzyıllardan beri sayısı giderek artan ve bu yüzden dini, dili, ırkı, inandıkları değerleri ve tuttuğu takımlar bile farklılaşarak çoğalan varlıklardır. Hiçbir varlık kendi iradesiyle doğmuyor. Oysa bizdeki bu farklılıklar gibi tabiatta bulunan çiçekler, böcekler, hayvanlarda farklı. Galiba onların doğaya göstermiş olduğu ahengi, insanoğlu hırs, kıskançlık ve hatta egodan dolayı birbirine dahi gösteremiyor. Bütün insanlar sevgiye ve bilgiye değer verirse hayat farklılıklara birlikte daha yaşanılası olur. Yeter ki kalplerimiz bir olsun.

‘’Olduğumuz gibi görünmek, iç huzurumuzun temeliyken, neden hayatımızın büyük bir kısmı yalanla ve maskelerle geçer?
İnsan kendini överek, ağırdan satarak, laf kalabalığı yaparak kendini vazgeçilmez zanneder, halbuki bunlar kaliteli insanları rahatsız eder. Olduğu gibi görünen insanlar hiçbir zaman dedikodu yapmaz ve hiçbir şeyden şikâyet etmezler. Açık sözlü olmak ve daima doğruları söylemek karşımızdaki insanı incitse de sonunda bize olan güveni artar.

Neden eleştirilmeyi sevmeyenler en çok eleştiri yapanlardır?

Çocukluktan itibaren ebeveynler ‘sen sus, çok konuşma, büyüklerin işine karışılmaz’ gibi sözlerle çocukları yanlış yönlendirmelere boğmuşlardır. Bu çocuklar ilerde özgüvensiz ve içe kapanık olup hatta kişilik bozuklukları yaşarlar. Birey olarak kabul edilmiş yanlış bir söz ya da davranışta bulunduklarında dahi az eleştirilip, çok yardımcı olunan çocuklar ise her türlü eleştiriye açık olup ders almasını bilirler.

Yaşama hakkı her canlının en doğal hakkı iken neden dünyadaki en vahşi varlıklar insanlardır?

İnsanlar ta Afrika’ya sırf zevk için masum gorilleri ve nesli tükenen hayvanları öldürmeye safariye gidiyor. Her yıl silahlanan insan sayısı iki misli katla artıyor. Savaşlardan dolayı Dünya gitgide yaşanılması zor bir hale geliyor. Bilinçsiz yapılan binalardan dolayı ağaçlar kesiliyor, ormanlar yakılıyor ayrıca küresel ısınmadan dolayı da buzullar bile eriyor hatta yok oluyor. Halbuki doğanın bir dengesi var ve biz bu dengeyi korumakla görevliyiz. Bu dünyadaki en büyük günah masum, savunmasız bir cana kıymak ve doğal dengeyi bozmaktır. Eğer bu dünya bir gün yok olacaksa, bu bir göktaşının dünyaya çarpmasından değil, insanlardan dolayı olacaktır. Bu dünyadaki en güzel şey her canlının yaşama hakkına saygı duymak ve bir cana can katıp, o canlıyla nefes alıp nefes vermektir.

Bunları hep merak etmişimdir…