..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: şampiyon1701
Eser Sıra Numarası: 180216eser33



                                                                      PARA

   Sadece bir kelime dünyayı elinde döndürebilir. Haklıyı haksız yapar, bilgiye ulaşmayı engelleyebilir hatta mutluluğunuzu bile elinizden kolayca alabilir. Bütün bu güçlere sahip kelimedir “Para”.

   Yetenek insanın kimliği gibidir, kişiye özeldir. Bir gün keşfediyorsunuz ve bunun üzerinde çalışmak istiyorsunuz. Fakat size engel olan tek şey var. Para. Bu kâğıt parçası hiç adil değil. Kendini geliştirmek istense inanılmaz insanlar çıkabilir bu dünyada. Yaşadığım şehirde sokaklarda boya kutularına sopayla vurarak ritim tutup harçlık kazanmaya çalışan çocuklar görüyorum. Onlar istemez mi ellerinde kutular yerine ritim hakkında herhangi bir alet olsun. İşin kötüsü onların yaşı öğrenmeye en açık olan zaman. Ama önlerinde kendi örmedikleri kocaman bir duvar duruyor. Keşke sadece engel olduğu konu yetenek olsa. Düzeni oluşturan en temel ismin bile işleyişi para oldu. Adaletimiz de parayla dönüyor. “Herkes adaleti bulur.” bu sözü duymayan yoktur. Çok güvenilir gibi geliyor. Zaten amaç da o. Güvenilir diye gösterip halkı rahatlatmak. O sözün gerçeğini söyleyeyim. "Parası olan adaleti bulur.” Ne kadar haklı olduğunuz önemli değildir, ne kadar “Para” denilen kağıt parçanız olduğu önemlidir. Ülkeyi bir adım daha ileri götürmek üzere göreve geldiği söylenen kişiler daha fazla para diye iki adım geri götürüyorlar. Sayısız insan birisinin rahatlığı için hayatını kaybetmek durumunda kalıyor. Asgari ücretin geçim sınırının çok az üstünde olmasıyla kim nasıl yaşasın? 

   Hayatınızda birkaç kişinin çok ayrı yeri vardır. Ailenizin bireyleri. Kim mutlu bir ailenin bireyi olmak istemez ki? Çok basit duruyor. Herkesin istediği mutlu ailenin anahtarı yine tek bir kelime. Para. En temel ihtiyacımız sevgiyi bir arada tutabilmek parayla. İçinizden birisinin geçirebileceği hastalığın reçetesi yerine faturasını tutuyorsunuz. Çaresizce bekliyorsunuz çok değerli parayı. Bazen ısınacak ne kıyafeti bulabiliyorsunuz ne de kaynağı. Ufacık ateşiniz olsun yeter ama yakıtınız para olunca ısınmak bile uzak kalabiliyor. Kıyafet etiketlerinin birisinin hayatı olabileceğini çoğu zaman görmüyoruz. Sadece herhangi bir insanın da değil diğer canlıların da hayatı. Özellikle kürkü zorla kendisinden alınan canlıların. O hiçbir şeyden habersiz dolaşırken gözünü para bürümüş birisinin tetiği çekmesiyle hayatı sona eriyor. Gerçi onu bile yapmayanlar var. Canlı canlı kürkünü alıp öylece bırakanlar. Vicdanlarını satanlar. Yeşilliklerimi unutmamak lazım. Onlar tüm yaşamın kaynağı. Paradan daha değerli olduklarını anlamak için onları tüketmemiz gerekmiyor. Gerçi tükenip de ne olacak. Benzerini yeşillikleri katledip de yaptıkları fabrikalarda üretip insanlara satarlar. O ormanlarda yaşayan hayvan dostlarımıza ne satacaklar henüz bilmiyoruz. Evlerini almakla yetinmeyip hayatlarını bile çok görüyoruz. Onların yaşamı kafalarının birisinin duvarında değil, doğada özgürce dolaşmalarıdır.
  
   Keşke eskiye dönebilsem. Parayı bulanlara bugünü anlatırdım. Eminim dakikasında yakarlardı. Ya da en başına dönüp kabilelerin bölge seçmelerine engel olurdum. Bölge ayrılamaz, yaşadığımız yerin hepimize ait olduğunu söyleseydik bugünler çok farklı olurdu. Para ortadan kalksa aklınıza gelebilecek tüm sorunlar da beraberinde gider.