..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: pilot0044
Eser Sıra Numarası: 180217eser10



                                                        KAFAMDAKİ SORULAR 

   Kadına şiddet… İnsanlığımızın çağlar boyu “özenle” taşıdığı sorunu… Günümüz dünyasında da hem bireysel hem de toplumsal olarak devam eden bu sorun, genç yaşımda genç bir kadın olarak benim de canımı yakmakta ve üzerinde uzun uzun düşünmeme sebep olmaktadır.

Kadına şiddet hakkında yapılan bir test; gelişmiş ülkelerde çok daha az yaşanan bu durumun gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde çok daha fazla yaşandığını göstermiştir. Bizim ülkemize bakıldığında, geçmiş yıllarda bu durumun çok daha az yaşandığını fakat zaman ilerledikçe bu arttığı gözlemlenir. 2013 yılında şiddete kurban giden kadınların sayısı 237 iken, 2017 yıllında bu sayı  en az 337’dir. 

Ülkemizde neden kadınlar bu kadar çok şiddette maruz kalmaktadır ve de neden bunun sonu ölümdür? Ülkemizde bu gibi ölümlerin nedeni, çoğu zaman kadınların suçlu olduğu ve hatta haksız olduğu düşüncesidir ve bundan dolayı bizler hiçbir zaman bu sorulara cevap bulamıyoruz. Eğitim seviyemizin artması bu sorulara mantıklı cevaplar bulmamızı maalesef sağlamıyor. Fakat ölüm nedenlerine bakılırsa neredeyse hepsi kadınlara yapılan şiddet, zorbalık ve kadınlara bir hiçmiş gibi davranılması. Acı haberleri her gün gazetelerin özellikle üçüncü sayfalarında okuyoruz, eminim çoğu “yazılmaya değer” olmuyordur bile… Aynı zamanda birçok erkek kendini kadınlardan çoğu konuda (fiziksel, sosyal, toplumsal…) üstün olduğunu düşünüyor ve kendini kadından üstün göremediği zamanlarda ise kendi “egemenliğini” göstermek için şiddette başvuruyor. Bu egoizm, kadınlara yapılan birçok katliamı çok daha iyi açıklıyor. Eğitimle aşılması çok zor olan bu durum karşısında da çoğu toplum çaresiz kalıyor.   

Ülkemizde kadına yönelik şiddet neden önlenemiyor? Ülkemizde şiddet gören kadınların birçoğu şikâyette bulunamıyor çünkü birçok kadın kocasından korkuyor. Cezalar caydırıcı olmadığı veya uzun süreli olmadığı için şiddet uygulayan koca eve geri döndüğünde, kadın başına gelecekleri düşünmek istemiyor. Kaderine boyun eğiyor, varsa çocukları için endişeleniyor ve daha nice sebepler… Devletin kadına yönelik şiddet konusunda dayanışma, çalışma ve çözüm üretme konusunda bir zemin oluşturmalıdır çünkü kadınların bu tarz problemlerde sosyal, psikolojik ve fizyolojik destek alması, hatta tedavi görmesi gerekebilir. Bu destekler çoğu zaman bireysel çabalarla, dernek faaliyetleriyle oluyor fakat ben en temel şekilde devlet güvencesi olmasının gerekli olduğunu savunuyorum.

Bir başka sorunlarımızdan biri hayvanlara karşı yapılan eziyet... Birçok insan tarafından önemsenmese de aslında çok önemli olan sorunlarımızdan biridir. Hayvanları kendinden çok seven insanlar gibi hayvanların insanlara hizmet için var olduklarını düşünen birçok insan vardır. Bu gibi insanlar yüzünden hayvanlara olan eziyet artmaktadır. Hayvanlara olan bu eziyeti durdurmak için neler yapabiliriz? Her şeyden önce insanoğlunun hayvanları doğanın bir parçası olduğuna, onlarında yaşamaya hakları olduğunu ve ayrıca hayvanların hizmet etmek için var olmadıklarını kabul etmeleri lazım.  Aynı zamanda, nasıl insanlara karşı eziyet etmek ve şiddet uygulamak yasalarımıza göre suç ise bu hayvanlar için de geçerlidir. Bu gibi durumlarla karşılaştığımızda bu suçu işleyen kişiyi uyarmalıyız. Hayvanları korkutmamalıyız. En azından onlara şakadan da olsa eziyet etmemeliyiz. Empati kurarak hayvanların yerinde kendimizin olduğunu düşünürsek o zaman hayvanlara yapılan eziyet azalabilir. Hayvanlara karşı yapılan eziyetlere caydırıcı yaptırımlar yapılabilir ya da hapis cezası verilebilir çünkü insanlar ancak hayvanlara yaptıkları kötü davranışların cezasını çekerlerse bir daha yapmaya kalkışmazlar. Hayvanları korumak için kurumların olduğunu fakat bunların daha fazlalaşması gerektiğini düşünüyorum. Bu gibi kurumların insanları daha çok bilinçlendireceğini umuyorum.

Hepimiz can taşıyoruz. Bir şekilde hayatlarımızı bazen içimizden lanet okuyarak devam ettiriyoruz. Kendimiz doğrudan yaşamasak bile tanık olduğumuz olaylar içimizi parçalıyor. Dünya hepimiz barış içinde, birbirimizi ezmeden yaşarsak güzel bir yer olacak. Genç yaşımda düşündüğüm şey bu yüzden sorun çözmek değil sorun yaratmamak… Sorunların çözülmediğini zaten görüyoruz…