..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: pelin0000
Eser Sıra Numarası: 180217eser55



                                                      TÜRKİYE’DE KADIN OLMAK      

    İnsan hakları, bütün insanların eşit bir biçimde yaşamasını öne sürer. Ancak bu gerçekten her yerde böyle mi gerçekleşir? Ülkemizde her gün onlarca kadın; fiziksel şiddet, taciz, erken yaşta evlilik, eğitim hakkının elinden alınması gibi çeşitli sorunlarla yüzleşmek zorunda kalıyor. Bir kadının, günün herhangi bir saatinde dışarıya çıkmaya veya toplu taşıma araçlarını kullanmaya korkmaması gerekir. Ama korkuyorlar ve korkularında da haklılar. Artık toplum olarak kadınların yüzleştiği bu olayları hayatın bir rutini olarak algılamaya başladık. Kadını değil, tacizi işleyen adamın, eşini döven kocanın, kızını evlendiren veya okula yollamayan babanın haklı olduğunu savunuyoruz. ”O saatte sokakta ne işi var?”, ”Okuyup da ne yapacak, evlensin gitsin kocası bakar.” O kıyafeti giydiyse kendi istemiş öyle kısacık giyinilir mi?” gibi cümleler ile suçlunun haklı olduğuna kendimizi inandırıyoruz .Evet bir kadın canı ne zaman isterse sokağa çıkabilir, canı ne isterse  giyebilir, isterse evlenir istemezse evlenmez ki yaşı çok erkense ailesinin öncelikle onaylamaması gerekir ,gidip evlenmeye zorlaması değil.

Ülkemizde 602 bin 982 resmi evlilikten 31 bin 337’sinde 16-17 yaşındaki kız çocuklarının gelin olduğu tespit edildi. Buna karşın resmi olmayan evlilikler de çok yaygın. Ne kadar resmi olmayan evlilikler TÜİK kayıtlarına geçmese de TÜİK, 15 yaşının altında doğum yapan kadınları kayıt altına alıyor. Şu an 13-14 yaşında anne olan kız “çocuklarının” sayısı 21 bin 992. Sanki bu yeterince kötü değilmiş gibi kadınların %44.7’si şiddet görüyor; %68.7’si de eşi tarafından öldürülmekten korkuyor. Korkunç bir şekilde bununla da bitmiyor Türkiye’de kadınların %93‘ü cinsel tacize maruz kalıyor. Eğitim alanına bakarsak Türkiye’de 640 bin kız çocuğu okula gidemiyor. Ama velilerin işi düştüğü zaman “Kadın doktor baksın.” demeyi biliyorlar. Okula göndermeden de nasıl doktor olunduğunu düşünüyorlar gerçekten bilemiyorum… Her insanın eğitim almaya hakkı vardır. Her bireyin kanunlar gereği en az on iki yıl boyunca eğitim görmesi gerekir.

Kadın hakları konusunda ciddi çalışmalar yapan kurumlarımız ve gerçekten farkında olan vatandaşlarımız var ama yukarıda saydığım tüm bu olayları durdurmaya yetmiyor çünkü büyük çoğunluk olanların farkında değil veya umursamıyor. Hiçbir kadın bu şartlar altında yaşamını sürdürmek zorunda kalmamalı ,artık buna bir son verilmeli. Ben de bir kızım ve sokakta huzurla dolaşabilmeyi; istediğim kıyafeti korkmadan giyebilmeyi istiyorum. Keşke insanlarda birazcık empati yeteneği olsaydı o zaman sorardım :Bu duyguları kendilerinin annesi veya ablasının da hissedebileceğini ya da yaşananların onların da başına gelebileceğini farkına varsalar ne hissederlerdi? Eminim mutlu olmazlardı ve başkalarının mutluluğunu ellerinden almaktan vazgeçerlerdi. Umarım yakın zamanda dileğim gerçekleşir çünkü “Türk kadını yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükseltilmeye layıktır.”.