..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: papatya2002
Eser Sıra Numarası: 180217eser09



                                                                   Biz Kimiz?

     Boş zamanlarımda hobilerim dışında en çok düşünmeyi severim. Kendi kendime etrafımı incelemek, insanları çözümlemek hoşuma gider. ‘Düşünme seanslarım’ sırasında kendime en çok sorduğum soru, cevabını bulmakta en zorlandığım olur hep. Neden yaşıyoruz, niçin çabalıyoruz, neden sevdiğimiz şeylerden fedakarlık edip daha iyi bir kariyer, belki daha iyi bir maaş için çabalıyoruz? Neden peynirin peşinden bir fare gibi koşuyoruz? Fare miyiz biz? Neden inanmak istediğimiz yalanlara inanıyoruz? Kimiz biz? Kime sorsam dürüstüm diyor. Kendimizi kandırmış olmuyor muyuz?

   Biz ‘insanlar’ ömrümüzün yaklaşık 12-16 yılında eğitim görüyoruz. Dünyanın bir türlü çözülmeyen sorunlarından bahsedip duruyoruz. Küresel ısınma, çevre kirliliği, terör, savaşlar, ekonomik krizler… Tüm bu sorunların farkındayız aslında. Neden Dzerzhinsk, Kabve ve Çernobil’de halkın %20’si çevre kirliliği yüzünden hayatını kaybediyor? ‘Eğitim’ hayatımız boyunca çevreyi temiz tutmamız gerektiğini az da olsa öğrenmedik mi? Biz gerçekten ‘insan’ mıyız? Yoksa kendi savaşları ve hırsları için yuvamızı ,diğer insanları hiçe sayan varlıklar mıyız? Yoksa dünyamızın 4,5 milyar yaşında olduğunu ve 3.dünya savaşını kaldıramayacağını da mı unuttuk?  İşte kendime en çok sorduğum soru; 12 yıl boyunca insan olmayı niçin öğrenemiyoruz?

   Yeni mobilyalar almayı sever misiniz? Ben çok severim, çünkü tüketmeyi seviyorum. Yaratıcılığımı kullanmaya ihtiyacım olmayınca çevremdekileri tüketiyorum. Ben para için-belki yeni mobilyalar için -birçok kişinin hakkını elinden alabilir, canını acıtabilirim. Neden mi? Çünkü önemli olan şey ‘para’. Durmadan tüketiyorum, komşu ülkemde çocuklar savaştan kaçarken bile. Birileri açlıktan ölürken durmuyorum. Paranın yenmeyecek bir şey olduğunu ve herkesin benden nefret ettiğini anladığımda ne yapacağım bilmiyorum. Gerçekten ‘insan’ mıyım?

   Duyarlı ve düşünceli olmak çok kolaymış gibi bahsettim. Hoşgörülü, araştırmacı, azimli, çalışkan, çevreyi seven biri olmak kolay değil. Fakat bencil olmak çok kolay. İşte bu yüzden biz gençler bir yandan ders çalışırken, bir yandan da kendimizi tanımalıyız. Her şeyden önce insan olmayı öğrenmeliyiz. Belki bir gün ‘Sen kimsin?’ sorusunu yanıtlayabiliriz. Belki bir gün birbirimize yardımcı olabiliriz. Her zaman sormalı, sorgulamalıyız. Işığa giden bir sivrisinek misali hareket etmek yerine araştırmalıyız. Biz kimiz? Yalan olduğunu bildiğimiz şeylere mi inanmak istiyoruz? Daha da önemlisi kim olmak istiyoruz? Çünkü kim ve ne olduğumuzu belirlemek bizim elimizde.

   Her türlü insan yaşıyor dünyamızda. On binlerce kilometre uzaktaki birini tanımıyorum. Belki o da yazmayı seviyor benim gibi. O da kendini keşfe çıkıyor ara sıra. Kim bilir, belki aynı duyguları paylaşıyoruz. Biz tanışmıyoruz. Ama ikimiz de insanız. Bu karşılıklı sevgi için yeterli bir neden değil mi? Birbirimizi sevmek için kendimizi de sevmemiz gerekir. İnsanlık için sevgi gerekir. ‘Biz kimiz?’ sevgiyiz, umuduz, heyecanız. Ve tüm bunların sayesinde ‘insanız’. 

   Biliyorum şu sıralar önemli olan moda. Bir gün kişisel gelişim gündemde, öteki gün zayıf ve güzel kadınlar. Moda olan konular bizim önümüze sunulan ve toplumun sürü psikolojisiyle takip etmesinin beklendiği, bazen kendi düşünce ve fikirlerimizin yanlış çıkarımlarla çarpıtıldığı gündemlerdir. Bizim üstümüze düşen sorumluluk ise önümüze sunulan hazır bilgi yerine araştırıp ‘kendi modamızı’ yaratmaktır. Yapmacık olandan kaçmak ve özgün fikirlerimizin peşinden koşmaktır. Her gün umut ve heyecan tohumları ektiğimiz zihnimizi beslemektir. Çünkü bizi hayata bağlayan umuttur. Her birey farklıdır, herkes özel ve özneldir. Kusurlarımız bizi güzel ve güçlü kılar. Bu özelliklerimizi fark etmek de bizi mutlu kılar. Umarım herkes bir gün kusurlarıyla var olmayı ve kim olduğunu çözmeyi başarabilir.

   Şimdi moda olan insanlık! Bencil, tüketici, hastalıklı insanlık. Güzel renkler ve makyajın ardında gizlenmiş bir insanlık. Düşünmekten yoksun, süslü püslü kıyafetlerin renklerinde boğulan insanlık. Göz alıcı kürklerin içinde can alan insanlık. Modayı seviyorsunuz değil mi? Kim olduğunu çözememiş kimseler için satışa sunuldu; ‘İnsanlık’ size en yakın yetkili mağazamızda. Şimdi deneyin!