..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: özgür2000
Eser Sıra Numarası: 171119eser01



1.HAYATTA NEYİMİZ VAR?

İnternette bir resimle karşılaştım. Kanser bir kadın yatakta oturmuş, elinde bir ruj… Resmin altına bacağıyla son görüntüsü olabileceğini yazmış tümörden dolayı… Okuduğumda tüylerim diken diken oldu. Hiç düşünebiliyor musunuz bir bacağınızın sizden ayrılma ihtimalini? Tabi  bu bir örnek. Hayatta neyimiz var? Bazen gözlerimi kapatır nasıl hissedeceğimi merak ederim ama uzun sürmez çünkü ışığı, renkleri her şeyi görmek isterim. Belki ben şanslıyım ama gerçekten gözünü açamayacak insanlar var bu dünyada… Bu klişe olacak ama bunları parayla alamayız. Görmeyi, hissetmeyi, koşmayı, duymayı, yediğinden tat almayı, şarkı söylemeyi, sevmeyi , sevilebilmeyi… Bazen hayatta daralır her şey üstümüze gelir dersiniz ki :”BURAYA KADAR! ”Ama lütfen görünmeyen güzellikleri görün. Elimizde sadece hastaların görebildiği muhteşem bir hazine var ;SAĞLIK HAZİNESİ!!!


2. 17 YAŞINDA BİR MESLEK SEÇMEK ZORUNDA MIYIM?

Evet 17 yaşındayım. Geriye dönüp baktığımda sadece çocukken özgürdüm. Sadece çocukken çekinmeden istediğimi yapıyor istediğimi söyleyebiliyordum. En önemlisi hayal dünyam vardı. Ben çocukken gerçekten bendim…Büyüdüm değiştim ,fikirlerim oluştu. Hayatın ne olduğunu anlamaya çalıştım. Bunlar hiç bitmeyecek süreçler biliyorum. Bu süreçte hayatımın tırnak içinde en önemli kararlarından birini almak üzereyim:” MESLEK SEÇİMİ” .Herkes ne olmak istiyorsun diye soruyor. Gerçekten hayatta illa bir şey mi olmak gerekiyor? Beni ben olduğum için kabul edemez misiniz? Keşke böyle olabilseydi ama maalesef dünya şartlarında yaşadığım ortamda,17 yaşımda bir meslek seçmek zorundayım .Hayatın mecburiyetleri vardır bu da onlardan biri. Maalesef yaşadığımız dünya insanları mesleklerine göre kabul ediyor ki bence çok yanlış. İnsanlar insan oldukları için zaten değerlidir ama günümüzde KABUL GÖRME=İŞ=İNSAN OLMA!!!


3. NEDEN KENDİMİZ GİBİ OLAMIYORUZ?

17 yaşındayım. Ergenim ve sivilcelerim var ama onlar da benim. Beni ben yapan unsurlar. Böyle mutluyum çünkü benim olan her şey beni mutlu eder. Nedense çevremde kendini sevmeyen, güzel bulmayan kendi haliyle barışık olmayan insanlar var ve bu beni gerçekten üzüyor. Günümüzde insanları bir kalıba sokmaya çalışanlar var. Maalesef insanlar oldukları gibi mutlu olamadıkları için kendileri de bu kalıba girme gönüllüsü! Genel olarak insanlarda birilerine özenme, onlar gibi davranamama kaygısı, kabul görmeme korkusu var. Bu durum çağımızın en önemli sorunlarından…İnsanlar doğal hallerini unuttular çünkü doğal olan hiçbir şey kalmadı. Kendimiz olamayacaksak bu hayatta başkalarına benzemeye, özenmeye çalışırsak hayatı kendimize zindan ederiz. Kendi hayatımızı yaşayalım çünkü mutluluk ancak kendimiz gibi olabilirsek mümkün. Biz zaten insan olarak hayatın en büyük ayrıcalığına sahibiz…


4. DÜNYA İNSANLARLA BARIŞIKKEN BİZ NEDEN DÜNYA İLE SAVAŞ HALİNDEYİZ?

Şüphesiz en acımasız yaratıklarız BİZ İNSANLAR! Ben de bir insan olarak bunu söylemek istemezdim ama doğrular doğrudur değişmez.17 yaşında bir ergen olarak kaç yıl ömrümün kaldığını bilmiyorum .Dünyanın daha ne kadar bize sabredeceğini de bilmiyorum. Etrafımızda her yerde savaş var. İnsanlarla, toprak parçaları için sürekli kavga ve savaş halindeyiz. Her zaman her şeyin daha fazlası bizim olsun istiyoruz. Oysa dünya bizi doyuracak kadar büyük…Bütün insanlar dünyada istediği şekilde yaşayabilir ama biz insanlar…Bizde olmayanı isteriz her zaman bizim olunca bir kenara fırlatırız çünkü artık bir değeri kalmamıştır. Dünyada bir gün gerçekten musluktan bir damla dahi su akmayacak. O günü belki göremeyebiliriz ama kesinlikle görecek bir nesil var. Keşke her şey ve herkesle barış halinde olabilsek! Lütfen biricik dünyamızı çöp kutusu haline getirmeyelim çünkü ne zaman şavaşımıza karşılık verecek bilemiyorum…SON AĞAÇ KESİLDİĞİNDE SON NEHİR ZEHİRLENDİĞİNDE SON BALIK ÖLDÜĞÜNDE PARANIN YENİLEMEYECEĞİNİ GÖRECEKSİNİZ.(Kızılderili atasözü)


5. NEDEN HER ZAMAN EN KOLAY YOLU SEÇİYORUZ?

Neden tablet üreten Japonlar kitap okurken bizim elimizde onların ürettiği tablet var? Her güzel şey emek ister şüphesiz. Biz neden emek veremiyoruz, sabredemiyoruz? Ben kendi ülkemde milli piyango için sayısız kuyruklara giren insanları gördükçe üzülüyorum. Bu millet bizi Kurtuluş Şavaşında kurtaran askerlerin torunları mı gerçekten? Okullarda çalışma ile ilgili sayısız söz var ama…Çalışıp ülkemizi diğer ülkelere muhtaç etmemek güzel olmaz mıydı? Bir silgiyi bile kendimiz üretemeyip başka ülkelerden satın alıyorsak durup bir kendimize bakmalıyız. Sadece okumak değil elbette…İyi insan olmayı fedakarlığı unuttuk. Biz bir zamanlar dükkanlarımızı kapatmazdık. Çünkü güvenirdik birbirimize…Biz böyleydik…Şimdi neden hep kolay yolu seçiyoruz çalışmanın tadı, emeğin teri varken? Artık neden birbirimize güvenemiyoruz? Eskiden bir suçlu bile utanırdı. Biz ne zaman kaybettik biz olmayı emek vermeyi?..


6. DÜNYA TELAŞI HİÇ BİTMEYECEK Mİ?

Dünyaya  gözlerimizi ilk kez açtığımızdan itibaren hayat ile yarış halindeyiz. Çocukken başlayan bu yarış ve mücadele ömür boyu sürecek çünkü hayatın temeli budur ama maalesef hayat hep bir telaşken biz hayatı kaçırıyoruz. Her şeyin bir zamanı var derler ,ya bizim zamanımız yoksa…Çocukken en önemli işimiz oyun ve okulken büyüdükçe hayattaki rollerimiz değişiyor . Öğrenci oluyoruz daha iyi öğrenci olmak için sınavlara giriyoruz. Daha iyi öğrenci oluyoruz yetmiyor iyi bir meslek için çalışıyoruz ve bu da yetmiyor daha iyi mertebelere yükseliyoruz bu arada yaş alıyor yaşlanıyoruz bir bakmışız zamanımız bol ama bu sefer de ömrümüz bitiyor .Peki bu arada biz yaşayabiliyor muyuz? Bu telaş içinde her günümüzü keyifle geçiriyor muyuz? Hayat  çok kısa gerçekten…1dk sonramıza garanti veremezken bu geçici dünyada hayatı kaçırmasak olmaz mı? Yapmak istediklerimizi ertelemeyelim çünkü hayatta telaş hiç bitmez bitse de bu sefer sizin enerjiniz yoktur. O nedenle her günümüzü mutlu geçirmeye çalışalım…


7. EĞİTİM  NE ANLAMA GELİR?  

Lise son sınıf öğrencisi olarak çok kaygılıyım stresliyim kızgınım ama maalesef elimden bir şey gelmiyor. Üniversite sınavı her gün değişiyor. Ben plan yapıyorum sistem değişiyor planlarım değişiyor ve bu döngü böyle gidiyor. Bence eğitimi eğitimci olan insanlara bırakmalıyız. Çünkü ben kendimi deney faresi gibi hissediyorum. Rahat değilim. İnsanların hayatında önemli bir yer kaplıyor eğitim…İnsanları eğitmek onlara ezber yaptırıp fikirlerini sormamaksa ben eğitim almak istemiyorum. Eğer eğitim ahlak ve insan olmaktan geçmiyorsa ben eğitim almak istemiyorum. Eğer okuldaki “EĞİTİM” bana saygıyı hoşgörüyü sevgiyi anlatmıyorsa ben eğitim almak istemiyorum. Bence eğitim insana karşılıksız iyiliği öğretmeli. Ben eğitimli ama iyiliksiz bir dünya istemiyorum. Bir yerde eğitimden bahsediyorsak insanların orada her zaman mutlu yaşadığını bilmek isterim ben. Eğitim kelimesini duyduğum an içimde güven ve rahatlık duygusu oluşmasını isterim .Benim kanaatimde eğitim budur. Ben  okumuş bir cahil olmaktansa okumamış ama mutlu huzurlu kendini hayata eğitmiş bir  insan olmayı tercih ederim…