..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: nurcim2291
Eser Sıra Numarası: 180217eser45



                                                       Ne Olacak Bu İnsanlık?  

   Düşünüyorum da; Her yıla kendimizi değiştirmek yerine başkalarını değiştirmek için başlıyoruz. Dualarımız hep başkalarını düzeltmeye yönelik. Onlar düzelecek bizler ise aklımızca kurmaya çalıştığımız hayatları seyredeceğiz kendi pencerelerimizden. Böylece tüm alem mutlu mesut yaşayıp gideceğiz (!).

    Ne garip şey şu insanoğlu. Böylesi uyum içinde olan bir düzeni, içinde barındırdığı kötülüklerle darmaduman edebilecek olan da; özündeki güzellikle hayatta tutacak olan da o. Peki kaçımızda kaldı o güzellik? Sanki bugünümüze ya da geçmişimize hakim olabilmişiz gibi tek derdimiz gelecekte oturacağımız evler, bineceğimiz arabalar, servetimiz oldu. Bu arada içimizdeki serveti fırlattık bir köşeye. Kim bilir daha kaç servet hak etmediği kapılarda perperişan olurken bizler sadece başka kapılara yöneliyoruz. Sürekli başka kapıları aralayıp içine insanlık koymaya çalışıyoruz. Kendi kapılarımızı bir an olsun da aralayıp bakma zahmetinde bulunmuyoruz. Dünyanın bir köşesinde insanlar açlıktan ölürken kaçımızın umurunda oldu? Nasılsa yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda. Hem ağaçlardan kağıt yapıp sonra o kağıtlara doğayı koruyalım yazan dabizler değil miyiz? 
   
   Neden şimdi bunu taktın diye sorarsanız; Belki de en büyük sorunumuz insanlık olmuşken büyükler hayatın kargaşasında savrulup gidiyor. Sorsanız ne var bunda, ne olacak? Bugün karşımızdaki insanların içindeki  denizleri dize getiririz, yarın bir gün kendi içimizdekileri. Ama sizlerin gelmesini beklediğiniz o gün biz gençlerin hayallerinden, saflığından, çocukluğundan kısacası hayatlarımızdan çalıyor. Dünyada okunmayı bekleyen binlerce kitap varken bizler başkalarının düşüncelerinin kölesi oluyoruz. Daha komşumuzun halini hatırını sormaktan aciz bireyler olarak yetişirken güya konuşmayı öğreniyoruz. Sahi bu kadar şeyi öğreniyoruz da bir gün gerçek hayata geçirebilecek miyiz acaba? Neden bu kadar karamsarsınız demeyin bizlere. Bizler karamsar değiliz. Hem Seneca’nın dediği gibi “Yaşıyorsak, hala umut var demektir”. Sadece bizlerin size derdimizi anlatacak lisan-ı hali kalmadı artık. O yüzden iyilik, merhamet, insanlık dolu günlere uyanmak istiyoruz.  

   Velhasıl, bu dünyada da doğru dürüst bir insan kaldı mı be kardeşim! Diye yakınırken, biraz da kendi içimize bakmalıyız fikrimce. Aynaları kendimize çevirmeliyiz önce. Kendi içimizde iyiliği de kötülüğü de barındırıp, gerektiğinde yontmasını da bilmeliyiz. Bir dizi repliğinde şöyle geçiyordu;
“Herkes kendi işine değil, kendi içine baksın.

Böyle çok daha güzel…”