..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: merge4412
Eser Sıra Numarası: 180216eser04


                                                                      SU MİSALİ

         Hayat nedir? Ne değildir? Nasıl yaşamalı insan ? Neden yaşıyoruz? Büyükler hep der ya hayat su misali akıp gidiyor… öyle midir hayat akıp gider mi ? Birşeyler kalmaz mı bizden hayata dair…İnsan güzel şeyler yaptığında kalıcı eserler bıraktığında hayat daha anlamlı olmaz mı? Su misali akar  elbet günler, aylar , yıllar… Ama insanca, mutlulukla, barış içinde ve  onurlu yaşamak gerekmez mi hayatı!
Hayatı; yapıp ettiklerimiz, değerlerimiz, yaşantılarımız anlamlandırmaz mı?
Nedir bu telaş, yoğunluk, koşturmacalar… sınavlar  hep sınavlar… hep başarılı ol tembihleri… Başarılı olmak nedir? Ne değildir?

Bir ağaç fidanı dikelim de büyüsün. Sadece fidanı dikmekle iş biter mi? Güzel ve sağlıklı büyür mü bu fidan? Yerini sevmiş midir? Gerekli olan günışığını alabiliyor mu? Suyu yeterli mi ? Hatta ilgileneni var mı? Yani seveni!.. Bir fidanın toprağı iyi olmalı, doğru zamanda sulaması, budaması, ilaçlanması yapılmalıdır. Güzel meyveler vermesi için özenle bakımı yapılmalıdır. Onun doğasına, yapısına uygun yapılmalı ki herşey; rahat büyüsün gelişsin.  İnsan, yani biz gençlerde öyle değil miyiz? Bizlerin bulunduğu aile, çevre, toplum sağlıklı, güçlü ve sevgi ortamını bizlere verirse  bizler iyi yetişmez miyiz?

Ama kaygı duyuyorum, korkuyorum gelecekten, yarınlarımdan. Ya sınavlarda başarılı olamazsam? Ne derim aileme, nasıl açıklarım. Bana toplumda iş verirler mi? Hani sınav başarın diyecekler. Hep yeterli puan arayacaklar? Bu tuhaf geliyor bana! Birazda yanlış buluyorum bu sadece sınavla ölçme yöntemini. Bu bir sorun. Bir sınava girdim ve sizlerin istediği puanı yapamadım diyelim. Evet ben  başarısız mı oldum şimdi. Bir sınav benim hayat başarımı belirleyecek !!! inanılmaz bir durum bu. Ben biraz yavaş öğrenen bir insanım. Ancak özen gösterdiğimde içimdeki hayalleri gerçek yapabilirim. Ama ben arkadaşlarımın hızına yetişemiyorum. Onlarda yetişemiyorlar bu sistemin hızına. Hepimiz stres altındayız. Ama en çok da ben bozuluyorum bu duruma. Neden benim ilgi, bilgi ve becerimi duygularımı dikkate alan bir değerlendirme sistemi yok. Okulda öğretmen, sınıf ortamı benim öğrenme durumuma uygun değil. Beni dikkate alan bir değerlendirme geliştirme yöntemi yok. Sizlerin, sistemin benden istediği o sınavlardaki zamana, anlama ve cevaplama telaşına yetişemiyorum… sadece yetişemiyorum. Ben de anlıyorum hayatı. Ancak bu stresli telaşı anlayamıyorum sadece. Her insanın her gencin ayrı dünyaları vardır ve özeldir. Bu dünyanın  beni anlamadığını düşünüyorum. Ben biraz yavaşım diye beni dikkate almıyorlar. Beni kişisel özelliklerime göre değerlendirsinler istiyorum. Şöyle anlatmak istiyorum;
          
 Ben küçük bir pınarım. Doğdum ve yavaşça akıyorum bu hayatın içinden… Doğan güneşi selamlayarak başlıyorum güne… Başlıyorum akmaya etrafımdaki küçük çakıl taşlarına dokunarak, geçtiğim yerlerde azıcık dinlenerek, toprağın kokusunu duyarak, küçük bir çiçeği sulayarak ve o çiçeğin  kokusunu içime süzerek geçiyorum bulduğum dere yataklarından… biliyorum biraz yavaşım… Olsun tadını çıkararak yaşamak istiyorum. Yaşlı bir ağacın köklerine süzülürken onun hikayelerini dinlemek hoşuma gidiyor. O sırada başka şeyler de keşfetme fırsatım oluyor üstelik. Mesela başka bir böcek su içmeye geliyor kenardan onunla da konuşuyorum. Ve su veriyorum çok susayanlara… Bu güzel birşey mutlu ediyor insanı. Bir sürü macera ve heyecan dolu şey var etrafta bakıyorum herşeye. Hayatı hissetmeden yaşamak istemiyorum.

Şimdi bakıyorum çocuklar oyun oynamıyorlar. Hep sınava hazırlanma telaşındalar. Hep şu kadar  soru çözdüm sen kaç tane diyorlar. Biz gençlerde; hangi okul, hangi lise, hangi üniversite, hangi meslek ??? Ne kadar para kazanacaksın? Büyük bir telaş koşturmaca içerisindeyiz. Sınav kaygısı ve stresi yüzünden gülmeyi unutuyoruz! Hep sınav hep sınav… 

Bize nasıl yaşamak gerektiğini, mutlu olmayı, iyi insan olmayı öğreten bir sistem istiyorum.
İnsanları ayırt etmeden herkesin duygu ve dünyasına saygı duyan bir sistem istiyorum…
Yaşlıları kenara itmeyen saygıyı önemli kılan, doğayı sevdiren ve koruyan, her canlıya hoşgörüyü esas alan bir eğitim istiyorum.

Sevgi, kardeşlik , dostluk ve paylaşmanın güzel olduğundan bahseden bir eğitim istiyorum…
Yükseleceğim diye, hep daha çok başarı ve  para kazanacağım diye hayatın güzelliklerini  yaşamayı unutturmayan bir sistem istiyorum…

Hem biliyorum denize de ulaşacağımı… birgün mutlaka ulaşacağım o masmavi uçsuz bucaksız denize… Yeter ki imkan verin, beni anlayın ve dinleyin. Her gencin yapacağı başarılı olacağı güzel şeyler var hayatın içinde…

Neden hırsla, telaş içinde ve stres  altında yapıyoruz tüm bunları?
Su misali akıp gidiyor hayat… Küçük bir pınar misali neden tadını çıkarmayalım…