..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: lazkızı0508
Eser Sıra Numarası: 180216eser65



                                                    GECELERE MAHKÛM

     Gökyüzündeki pervasız kuşlara misafir olmuşken yaşanmışlıkların verdiği hissi karalıyorum beynimde. Fikirlerim istemsiz birer melodi. Seçimlerim beni  düşünmeye mahkûm bırakmış pranga altı yerlerde. Bu şehir susmadan konuşmak yok. Düşünmek yok. Sormak yok. Geceler çok şeyi anlatacak bensiz benliğimden. Usulca karanlığı bekliyorum.
     
 Bugün, bu akşam, bu sorular gereğinden fazla kurcalayacak aklımı. Pek problem olmamalı diye umuyorum. Ne de olsa geceler uzun…
      
Geçmişin kaybolmuş yaşantısı neden bugün hayatımda? Neden koyu renkleriyle kirletiyor günlerimi? Sanki biraz da suçlusu benmişim gibi. Kendimi kendime anlatırken fark ediyorum hatalarımı. Her zamanın her ayrıntısına kenetliyorum geçmemiş geçmişimi. Belki de hep doğru insanı arama çabamdan kaynaklanıyor bu durum. ‘İnsanlığı’ katleden boş beyinlerin hayatımı mahvetmesinden… Yaşanmış gitmiş deyip atamıyorum kenara. Sırf yalnız kalmamak için, etraftan kötü bir zavallı gibi görünmemek için insanları yok sayıp; işi bittiği gün de kapının ardına nasıl koyarım düşünceleriyle beslenen insanlar tanıdım sokakları çıkmaz olan bu hayatta. Bu yüzdendir ki düşünceli hallerim, hayallerim. Hâlâ daha etrafımdaki insanların samimiyetinden emin değilim. Hep tekrardan kapının dışında kalış düşüncelerim… Beni epey bir korkutuyor.
      
Gün ortalarında defalarca baktığım aynalardan sonra gözümde canlanan diğer soru: Ben bu hayatta neler yaptım? Şöyle bir düşünüyorum da, pek güzel şeyler yaptığım söylenemeyecek gibi. Aslında mutlu etmek istediğim sayamayacağım kadar insan var. Peki, bunun için bir şey yaptım mı? Cevapsız. Neden yaşadığımızın farkında bile değiliz. Oysaki bir amacı olmalı insanın. Sevgiye ve içini ısıtacak küçücük bir tebessüme dair… Karşılık beklemeden yaptığım iyilikler vardı sanırım. Hatırladım. Ama bu kadarı yetmez soluk denizleri mavilere bürümek için. Elimdeki renkli balonları tüm insanlığa yeni bir umut adı altında onların gökyüzüne uçurmam gerek. Bana yardım eden çıkar mı? Orası meçhul…
     
 Soğuk gerçeklerden kaçacak ılık bir yerim var mı benim? Kimsenin bilmediği, görmediği, tahmin bile edemediği… Kendimi sorgu odasındaki masa başında görüp cevaplarını kaydedilmeyecek bir deftere nedensizce tutmak için bu ufak kaçamaklar. Kendimi nasıl bir yaşayış içine sürüklediğimi görme, bu tozlu ve kirli dünyada nerede olduğumu öğrenme durumları. Belki de ölümsüz geceler yetiyordur bana karanlığı ve sessizliğiyle. Belki de yeni limanlar arıyorumdur açılmak için.
      
Zaman çözer mi gözümdeki yaşların sebepsiz dökülüşünü? İstemsizce aktığı elimdeki hayatımdan kopardığı parçaları, pişmanlıkları geri getirmeyi sağlamayacak galiba. Çünkü her şeyi zamanın kollarına bırakıp kaçmak en azından içimdeki belirsizliği bir nedene bağlıyor. Damarlarımda kopmuş fırtınalar şu tik taklarıyla geriye alamadığımız aracın içinde kaybolup gidiyor sonsuza kadar. Bu yüzden kendimi de yalnızlığımı da zamana teslim ediyorum. Eminim ki benim karmaşık sorunlarımı sorularımdan daha iyi çözecektir.
      
    Gün aydınlanmak üzere. Sabaha az bir vakit kaldı. Kulağımda çalan şarkıya yeni notalar ekliyorum. Aynı sözleri farklı bir melodi üzerinde hatta kendi zevkimin yarattığı yepyeni seslerle canlandırıyorum. Her gece aynı yola çıkan, gecelere kaçıp zamanda boğulan, neler yaptığımı bilmediğim geçmişim gibi…