..




“Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.”


Yazar Rumuzu: kumsal6020
Eser Sıra Numarası: 180214eser04




                                                                      NEDEN BEN?

          Hepimizin hayattaki tüm dertlerin tüm sıkıntıların sadece bizde olduğunu düşünmek gibi bir alışkanlığımız vardır. Özellikle biz gençler çevremizde olan dertlileri, sıkıntı sahiplerini, düşmüşleri, acizleri görmek şöyle dursun parmağımız kanasa kolumuz kopmuş gibi hasta olsak ertesi gün ölecekmişiz gibi isyan ederiz. Ve bu durumlarda sorduğumuz yegane sorumuz da: “Neden ben?”

Çevremizdeki herkesin hayatı kolay ve güzelken bizim hayatımız zor ve güçlüklerle mücadele içindedir. Sıkıntılarımız Everest Dağı kadar yüksek, Baykal Gölü kadar derindir bizler için. Yetişkinlerin her sözü çuvaldız batmışçasına acıtır canımızı. Bizden başka doğru düşünen de yoktur aslında. Genç olarak her şeyi bildiğimizi düşünür. Her soruya kendimizce mantıklı cevaplar da veririz. Tek bir sorunun cevabı yoktur bizler için: “Neden ben?”
 
Evde ders çalışırken neden ben de gezip eğlenmiyorum ki? Gezip dolaşırken eğlenirken de neden ben de arkadaşlarım gibi oturup ders çalışmıyorum ki? Aslında basit cevapları varken inanılmaz, garip belki saçma cevaplar bularak durumumuzu bir kısır döngüye çevirmekte ustayızdır. Defalarca sorarız bu soruyu kendimize. “Neden ben?”  
 
Sordukça da cevap bulacağımıza daha bir karmaşanın içinde buluruz kendimizi. “Her şey benim başıma geliyor.” “Bunları yaşamayı hak edecek ne yaptım?”  “Bunlardan kurtulmam mümkün değil.”  diye düşünür. Ziya Paşa’yı  “Gökyüzünden yağmur yerine inci ve mücevher yağsa talihsiz olanın bahçesine bir damlası bile düşmez” sözüyle kendimize şahit tutarız.  Sonra da o amansız soru yine beynimizi tırmalamaya başlar:“Neden ben?”
           
 Ah, olayların gerçek yüzlerini bir görebilsek! Dertlerimizin sıkıntılarımızın sel değil yağmur damlası olduğunun bir farkında olsak. Damlayı sele, seli tufana bir gösterebilsek. Yalnızca dertlerimizin, sıkıntılarımızın ve acılarımızın bize ait olmadığını haykırabilsek kendimize. O zaman cevap bulacak şu amansız soru:
          
“Neden ben?”