..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: krm1227
Eser Sıra Numarası: 171226eser01



                                                        BARIŞIN ÇIKARLA SAVAŞI 

          Küçükken merak ederdim hep. “ İnsanlar neden kolay kolay barışamaz?” Şimdi özellikle merak ettiğim şey şu : “ Dünya barışı neden sağlanamıyor, insanlar neden barış içinde yaşamak istemiyor? “ Bunun cevabını almam pek uzun sürmese de olabileceğine dair umutlarım var. Yakın bir gelecekte bu umutlarımın, yerini umutsuzluğa bırakmasından korkuyorum.

         Küskünlüklerin çabucak yerini oyunlara bıraktığı çocukluk günleri çok geride kaldı. Peki dünyaya yön veren büyüklerin kavgaları… Benim kafamı karıştıran şeylerden biriydi bu. Bunun cevabını büyüdükçe kendi kendime vermeye başladım. Bunun aslında iki sebebi var. Birincisi “ gurur “ dediğimiz şey, insanların “Özür dilerim. “ cümlesini kullanmasındaki en büyük engel. İkincisi ise  “çıkar “ dediğimiz,  insanların ya da ülkelerin, hayatını daha iyi bir hale getirebileceğini düşündüğü ve uğrunda her şeyi yapabileceği nadir şeylerden biri… İki insan arasındaki herhangi bir küslükte gurur ön plandayken konu İki devlet arasındaki sorunlara ve küslüğe gelince gurur biraz arka planda kalıp önemini yitirerek yerini çıkarlara bırakıyor.

      Krizlerin kol gezdiği, savaşın fink attığı ülkelerin barışmaları ve tekrar normal hayatlarına dönmeleri, çok zor. Anlaşsalar bile - bazı istisnalar olsa da – bu barışın uzun süreli olmayacağı- çıkarlar söz konusu olduğu sürece- neredeyse kesindir. Hatta bunun sebebi, çıkarın da üstünde bir şeydir. Çıkarın da üstünlüğünü aşan şeye biz insandaki sahip olma, hükmetme arzusu diyoruz. Bu da güç sahibi olmanın en etkili ve kalıcı yollarından biridir, hangi yoldan olduğu hiç önemli değil… Sonuçta neden bir ülkenin topraklarına, mal varlığına, kısacası daha fazla güce sahip olmak varken onunla iş birliği yaparak kazandığın gücü de onun ile paylaşasın ki değil mi?

      Dünyada barışı sağlamak için pek bir şey yapamayız belki. Protestolar, yürüyüşler veya kampanyalar gibi bir süre ses getirse de daha sonra unutulacak pek çok şey yapılabilir elbette. Bunu söylemem etkili olmadıkları anlamına gelmiyor ancak yine de kalıcı bir barış sağladıkları da şu zamana kadar ve bundan sonra da pek söylenemez. 

      Dünya barışının sağlanamamasının sebebi çoğu ülkenin bir vicdana veya duyguya sahip olmaması ve çıkarlarını her şeyin üstünde görmeleridir ancak biz bireyler vicdana sahibiz. Dolayısıyla iki insan arasında kolaylıkla barış sağlanabilir. Dünyaya barış sağlayamayız belki ama şu sıralar pek duyamadığımız “Özür dilerim.”  cümlesini kullanabilmeyi bırakmayabiliriz. Özellikle bazı sağlam arkadaşlıkların ve en büyük aşkların küçük çıkarlardan daha üstün olduklarını ve büyük ülkelerin büyük çıkarlarından çok daha büyük değerler olduklarını düşünebilir, buna göre hareket edebiliriz.
       
Elimizden bu kadarı gelir değil mi?