..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: kraliçe7128
Eser Sıra Numarası: 180217eser52



Soru:  Zaman insanlar için neden görecelidir?

                                                         NEDEN GÖRECELİK?

 Görecelik kavramı “göre” kelimesinden türer. Öyleyse bir durumun göreceli olması neyi ifade eder? Ya da zamanın göreceli olması bize ne anlatır? 

 İnsanoğlu var olduğundan bu yana, zamanı evrensel dilimler haline getirmeye çalışmıştır. Örneğin ilk çağlarda güneşin doğuşu ve batışı esas alınmıştır. İlerleyen süreçte çeşitli birimler ortaya çıkmış; saat, dakika, saniye gibi kavramlar hayatımıza girmiştir.                                                                                                           

 Güneşin doğuşuyla başlayan bu serüven, günümüzde nanosaniyelere kadar ulaşmıştır fakat gelinen nokta bilim için yeterli değildir. Bu nedenle insanlık var oldukça bilim de olacak ve daha iyi bir noktaya ulaşmak istenecektir. Çünkü zaman evrensellikten çok uzaktır. Mesela sevdiğimiz bir işi yaparken geçen bir saat ile herhangi bir yerde sıra bekleyerek geçen bir saat kişide aynı süre etkisi yaratmaz.

 Antikçağın ünlü sofisti Protogras der ki “İnsan her şeyin ölçüsüdür.” Buradan da anlaşılır ki  kişiler değiştikçe ölçüler de değişir. Yani insan kendi ölçüsünü yaratır bir nevi. Bu durum zamanın göreceli olmasını gerektirir. Örneğin birlikte olmaktan keyif aldığımız bir dostumuzla bir günü beraber geçirdiğimizi düşünelim, bir de aynı günü zorunluluktan dolayı, hoşlanmadığımız bir kişiyle geçirseydik aynı hazzı alır mıydık?
 Öte yandan eğer vakit hepimiz için aynı şeyi ifade etseydi ne değişirdi? Belki daha da eşit olabilirdik ama alacağımız sorumluluklar, edindiğimiz tecrübeler, yaşadığımız ve yaşayacağımız duygular hatta hayata bakış açımız bile aynı olurdu. Özetle birer kopyaya dönüşürdük.

 Sonuç olarak zaman göreceli bir kavram olduğundan dolayı hepimiz birbirimizden farklıyız. Farklılıklarımız bizleri ben, sen, o, yapan bizleri özel kılan en değerli hazinemizdir.
………………………………
Soru: Evlendikten sonra soyadını neden erkekler verir?

                                                           SOYADI VE EŞİTLİK 

 Aile toplumun en küçük birimidir. Bireyler aile kurmak amacıyla evlenirler. Bu evliliğin sonucunda da kadın kendi soyadından fedakarlık eder ve erkeğin soyadını kullanmaya başlar.                                                           

Peki neden?
  
Öncelikle, kimse bu soyadını taşımak isteyip istemediğini sormaz, sanki bunu taşımak ona verilen bir görevmişçesine sahiplenir kadın. Diyelim ki istemedi, itiraz etmeye kalktı, damadın ailesi tarafından sanki bu soyadını kendileri bahşetmişçesine büyük bir tepkiyle karşılaşır günümüz Türkiyesinde.  Bütün bunların üstüne hakim iki seçenek sunar: Ya hem kızlık soyadını hem de eşinin soyadını birlikte kullanacak, ya da sadece eşinin soyadını kullanabilecektir. Görüldüğü üzere kızlık soyadını kullanmaya hakkı yok ne yazık ki.
 Bütün bu ihtimalleri bir kenara atıp bir de boşanma ihtimalinden söz edelim. Boşanma davası açıldıktan sonra eğer erkek ”Benim soyadımı kullanmasına izin vermiyorum.” derse, zavallı kadın dava sonuçlanana kadar herhangi bir soyadına sahip değil, çünkü henüz babasının kütüğüne geçiş yapamıyor hukuki süreç devam ettiği için.                                                                                                                                     
 Bunun yanında bir de çocuk varsa annenin soyadı ve çocuğun soyadı arasında yaşanan uyumsuzluk birçok yasal konuda karışıklığa sebep olacaktır.

 Peki bütün bunlar olmasa, kadınlar evlendikten sonra da kendi özür iradeleriyle kızlık soyadlarını kullanmaya devem edebilselerdi, sanki dünya daha yaşanabilir bir yer olurdu.
   
Özetle cinsiyet eşitliğini önce hukukta sağlamaya çalışırsak diğer alanlarda söz hakkı istemeye cüret edebiliriz.          


önceki eser / sonraki eser