..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: kardelen2633
Eser Sıra Numarası: 180216eser01



                                                         AKILLI GENÇLİK(!!!)

  Geleceğin fedaileri olan biz gençler! Küçük dostlarımıza örnek, büyüklerimize gurur yaşatacak olan açılmaya yüz tutmuş çiçekleriz. Hepimizin içi kıpır kıpır, bir an önce yeşermek istiyoruz. “Birey” unvanını alıp hayattaki yerimizi belirlemek, en kaba tabirle hayata atılmak en büyük arzumuz. Bu dönüm noktasından sonra hayatı sorgulamaya başlıyoruz. Hayatın bize kazandırdıkları ışığında çevremizdeki sorunları daha iyi görüyoruz. Sorunlar çoğaldıkça onlarca soru hücum ediyor beynimize. Aklımıza takılan sorulara cevap arıyoruz bu süreçte.
            
   Bugünlerde kafamı kurcalayan bir soru var aslında. Hayatımızın gidişatını elinde tutan birisi var desem, inanır mısınız? Çok yakından tanıdığımız, bizimle tek vücut olmuş birinden bahsediyorum. Size şöyle hatırlatayım, ne dersiniz? Arkadaşınızla nezih bir kafede buluştunuz. Selamlaşma faslından sonra masalara oturuldu, siparişler verildi. Eminim ki sizin sohbetiniz o siparişlerden sonra bir daha başlamayacak. Saniyeler geçmeden herkesin eli ceplerine gitti ve en değerli arkadaşınız yapıştı elinize. Karşısındakinin dünyasına girmek yerine başka insanların dünyalarına misafir olmak sizce de garip değil mi? Korkarım ki bu madalyonun en iyi tarafı. Karşısında canlı kanlı oturan eşiyle, dostuyla bile mesajlaşarak konuşuyoruz günümüzde. Bu kadar bariz fakat görmek istemediğimiz bu olaylar sonucunda düşündüm günün birinde. Hayatımızı kolaylaştırdığını savunduğumuz bu telefonlar gerçekten bu görevle mi sınırlı kalıyorlar? Yoksa bu teknolojik sanal arkadaşlarımız gerçek dostlukların yerini mi alıyor? Eminim bunu ilk okuduğunuzda “Hayır” cevabını vereceksiniz. Çünkü bu sorunun öteki şıkkı sizi mutlu etmeyecek hatta korkacaksınız. Size son derece mutlu dakikalar yaşatan arkadaşınızı tek bir kalemle silmenizi istemiyorum tabii ki de. Siz isteseniz bile o sizin paçanızı bırakmayacak. Küçük bir çocuk gibi eteğinizi çekiştirip duracak. Ya arkadaşınızın elinde- arkadaşınız dediysem gerçek dostunuzdan bahsediyorum- size göz kırpacak ya da şatafatlı reklamlarda aklınızı çelecek. O an gözlerinizi kapatıp çocukluğunuzu düşünmenizi istiyorum. Bu sanal hayattan habersiz oyuncak bebeğinizle evcilik oynuyorsunuz. Ya da son model oyuncak arabanızla pistin tozunu attırıyorsunuz. Fark ettiniz mi? Sosyal medyadan  hiç bahsetmedim.Ama yine de mutluydunuz.Çünkü hayal gücünüz ve gerçek dostlarınız vardı.Bana göre bu sorunun cevabı o sizin kabullenemediğiniz şıktı.
          
     Gün geçtikçe o dünyada hepimiz kayboluyoruz. Düşünme yetisini kaybetmiş, duyguları alınmış o aletlere dönüşüyoruz. En korkuncu ise biz bunu asla fark etmiyoruz. Bunu fark eden insanları asosyal kabul edip dalga geçmiyor muyuz? Geri kafalı olarak nitelendirdiğimiz bu insanlar sadece konuşacak, dertlerini paylaşacak dostlar arıyorlar kendilerine. Eminim ki siz de bu sohbette çok iyi bir dinleyici olacaksınız. Sadece başınızı kaldırıp sizinle dertleşmek isteyen o insanları görmeniz yeterli olacak. Zaten bunun tadına vardığınızda bir fincan kahvenizi alıp komşunuzun kapısını çalacaksınız. En içten paylaşımlarda bulunacak, onun duygularına tercüman olacaksınız. Bu zamana kadar fark etmediğiniz ortak özellikleriniz çıkacak mesela. Aynı tür yemeklerden hoşlandığınızı öğreneceksiniz. Belki de ortak bitirdiğiniz bir kitabın muhakemesini yapacaksınız. Daha eğlenceli bir yanı, dedikodu yapabilecek bir dosta sahip olacaksınız.
         
     Geçirdiğiniz bu kaliteli vakitler çocuklarınızı da etkileyecek. Çocuklarınızı tanıştırıp yeni bir dostluk tohumu da ekebilirsiniz. Üzülerek söylüyorum ki çocuklarınız için bir numaralı sanal gerçek bilgisayar oyunlarıdır. Tanımadığı rakiplerle yaptığı mücadeleler maalesef ve maalesef ölümle bile sonuçlanmıştır. İnternet üzerindeki bu oyun pazarı, o kadar kendilerini büyütmüşlerdir ki kendilerine rakip olan çocuklarınızın uykularını bile yenmeyi başarmışlardır. Bu yüzden sizler çok dikkatli olmalısınız. Çünkü çocuklar sosyal medyayı ilk sizden öğreniyorlar. Sizin onunla ilgilenmediğiniz her vakti, telefon kendi lehine çeviriyor. Küçüklükten başlayan bu merak artarak devam ediyor. Telefona bağımlı bir hayatı istemeyerek çocuğunuza iyi bir rol model olabilirsiniz. Çocuklarınız gelecekte sizin bir yansımanız olacak.
İyi bir geleceğe sahip olmaları için siz de destek olmalısınız. Gerçek dostluklarla çocuklarınızı büyütün ki, onların dostlukları da her daim gönülden olsun.
      
     Gelişen teknolojinin bağımlısı olmak için yarışıyoruz kendi içimizde. Bu bilgi kaynağını yanlış kullandığımız her vakit, duvarlar örüyoruz dostluklarımıza. Düşündüm de geçmişi özlemiyor muyuz biz insanlar? Belki de eski günlere dönmek size daha iyi gelecek ve elbette hepimize…