..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: kararsız1010
Eser Sıra Numarası: 180216eser28



                                                      EN ÖNEMLİ DÖNEMEÇ

     Gençlik dönemi hepimiz için önemli ve zorlu bir dönemdir. Öyle ki bazı insanlar hayatın en zor dönemi olarak kabul etmektedir. Patrick Ness’in Canavarın Çağrısı adlı kitabında alıntıladığı Hilary Mantel’in Bir Aşk Deneyi kitabından alıntı yapacak olursam ”İnsan yalnızca bir defa genç olur derler; iyi ama, sizce de gençlik fazla uzun sürmüyor mu? İnsanın dayanabileceğinden uzun…” 

Gençlik kavramı herkes için farklı bir anlam ifade eder. Bu dönem bazılarımız için hayatının en güzel dönemi olabilir ama bazılarımız için hayatının en sıkıntılı ve zorlu dönemi de olabilir. Bu dönemde genel olarak her şeyi sorgulama ve her şey hakkında düşünme eğilimindeyizdir. Her ne kadar çocukluk döneminde de bu dünyada yaşıyor olsak da gençlik dönemi dünyayı asıl tanıdığımız dönemdir. 

Bu dönemde yaptığımız devamlı sorgulama sırasında kendimize pek çok soru sorarız. Kişisel problemlere bağlı olarak herkesin kendine sorduğu sorular değişkenlik gösterse de bazı sorular genel olarak ortaktır. Bence gençlik döneminde en çok sorulan sorular; ”Ben nereye aitim? ”,”Ben kimim?”, “Ben hayatta ne yapmak istiyorum?” tarzı sorulardır. İlk soruda hem fiziksel hem de duygusal anlamda aitlik duygusundan bahsediyorum. Aslına bakarsak ikisi de birbiriyle bağlantılı. Eğer bir yerle duygusal bir bağımız yoksa kendimizi oraya ait hissetmemiz pek mümkün değildir. Bizi yaşadığımız eve bağlayan eşyalarımız değil, orada beraber yaşadığımız sevdiklerimiz ve o evde sahip olduğumuz anılarımızdır. Bu soruyu cevaplamak bazılarımız için ne yazık ki diğerlerimize göre daha zor. Eğer yaşıtlarınıza göre farklıysanız sizi dışlayabilir, sizi ezebilir ve sizinle dalga geçebilirler. Yani eğer farklı biriyseniz duygusal olarak ciddi anlamda güçlü olmak zorundasınız. Çünkü düştüğünüzde yanınızda kalkmanıza yardım edecek bir dost ararken bir anda öyle birinin olmadığını ancak sizi düşürüp yıkmaya çalışan insanların sürüsüne bereket olduğunu fark edebilirsiniz. Eğer kendinizi daha iyi hissettirecekse dünyayı değiştirenler genelde farklı olan insanlardır. Yaşadığınız yalnızlık buna değer mi tabi orası tartışılır. 

Bir yere fiziksel olarak ait olduğumuzu bilip o yere kendimizi duygusal olarak ait hissetmeyebiliriz. Örneğin dünyada aileleri tarafından sevilmeyip ilgi görmeyen çok fazla genç var. Kendilerini fiziksel olarak evlerine ait hissedebilirler. Çünkü etraflarındaki herkes onların yaşında bir çocuğun yerinin ailesinin yanı olduğunu söyler, kanunlar bile ancak büyük ihtimalle kendilerini duygusal olarak oraya ait hissetmiyorlardır. İkinci soruya gelince aslına bakarsak herkes kim olduğunu bilir. Dünyaya bir adla geliriz. Burada asıl bahsettiğim bizi olduğumuz kişi yapan özelliklerimiz, hayallerimiz, düşüncelerimiz ve amacımızdır. Bizi diğer insanlardan farklı kılandır. Bu sorunun bu dönemde mümkün olduğunca doğru cevaplanması son derece önemli. Çünkü bu soru üçüncü soruyla oldukça bağlantılı ve üçüncü sorunun cevabını vermeden hayatınızın amacını bulmanız biraz zor. Kim olduğunuzu bilmeden kim olmak istediğinize karar veremezsiniz. Kulağa cevaplaması kolay bir soruymuş gibi geliyor. Çünkü sonuçta insan kendini tanır değil mi? Ancak ne yazık ki göründüğü kadar kolay bir soru değil. Bu soruyu cevaplamaya çalışırken pek çok değişik etkinliğe katılıyor ve hangilerini sevip hangilerini sevmediğinizi hangilerine yeteneğiniz olduğunu bulmaya çalışıyorsunuz. En azından bende şu ana kadar böyle oldu ancak şunu da söyleyeyim ki pek çok değişik etkinliğe katılmış olmama rağmen bu soruyu hala tam olarak cevapladığımı zannetmiyorum. Ergenliğe yeni yeni girenlere bir tavsiye vermek istiyorum. Çünkü biri bana bu tavsiyeyi en başta vermiş olsaydı şu an çok farklı bir durumda olabilirdim. Bu konuda etrafınızdaki insanların, sizinle yaşıt ya da değil hiç fark etmez, söylediklerini ve düşündüklerini umursamayın. Hayatımın çoğunluğunu bu konuda dalga geçilerek geçirdim. Ne yazık ki yaşıtlarımın gözünde yeterince havalı yeteneklerim yoktu. Başkasının yeteneğini kıskanmanız çok normal ama şunu unutmayın, üzerinde çalışılmamış ve emek verilmemiş bir yetenek büyük ihtimalle sizin hiçbir işinize yaramaz. Siz bir şeyi yapabileceğinize inanmadığınız sürece hiç kimse sizi o şeyi yapabileceğinize inandıramaz.
Tek başınıza mücadele etmeye de alışmak zorundasınız. 

    Son soruya gelecek olursak bu soruyu daha önce duymamış olmanız pek mümkün değil. Çünkü rehberlik öğretmenlerinin ve genel olarak yetişkinlerin çok sevdiği bir sorudur. Size genelde bu soruyu hangi mesleği yapmak istediğinize karar verme aşamasında sorarlar. Neden böyle düşünüyorlar hiçbir fikrim yok ancak gözlemlerime göre bu soruyu cevapladığınızda hangi mesleği istediğiniz sorusunu da otomatikman cevaplayabileceğinizi düşünüyorlar. Size bunun doğru olduğunu söylemek isterdim ancak en azından benim adıma hiç de doğru değil. Hayatta neler yapmak istediğimle ilgili birkaç fikrim var ancak meslekle ilgili kafam ciddi anlamda çok karışık ve hiçbir fikrim yok. Bu mesleğim olmasa bile hayatımda insanlığa yardım edecek bir şeyler yapmak istediğime karar verdim. Bu karara katıldığım MUN konferansları sonucunda vardım. Ne olursa olsun kadın haklarını savunma ya da yoksul ülkelerde yaşayan çocukların eğitim hakkını savunma gibi bir etkinlik yapmak istiyorum ve yapacağım. Bir de dünyayı dolaşmak istiyorum. Çünkü değişik yerler görüp değişik kültürleri öğrenmeyi ve değişik insanlarla tanışıp onlarla sohbet etmeyi çok seviyorum. Yabancı dil öğrenmeyi de çok seviyorum yani umarım bir gün bu dileğimi gerçekleştirebilirim. Son olarak bu dönem ne yazık ki aynı zamanda etrafımızdakilerin bize en fazla baskı kurduğu ve bizi muhtemelen en az anladığı dönem. Herkes üstünüze geliyormuş gibi hissedebilirsiniz ve bu sizi boğabilir. Böyle anlarda daima bu insanların size değer verdiğini ve yardımcı olmaya çalıştığını unutmayın. İnsanlara buna göre davranın. Bir hiç uğruna insanları kırmak istemezsiniz.