..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: hitit1919
Eser Sıra Numarası: 180216eser08



                                                                         NEDEN BEN?

    Adım Esma. Çorum Cumhuriyet Anadolu Lisesi 11. Sınıf öğrencisiyim.Yaşım 17. Hayatımın en değerli yılları belki de. İdeallerim var. İleride anaokulu öğretmeni olmak istiyorum. Bu hedefime ulaşmak için çok çalışmam lazım biliyorum. Gezmek, eğlenmek de istiyorum. Fakat bütün bu isteklerim için zaman bulmam hayli güç. Çünkü ben bir genç kız olarak hasta anneme bakmak zorundayım. Annem ciddi bir hastalıkla mücadele ediyor. Hastaneler, ilaçlar tedaviler… Aynı zamanda çok halsiz düşüyor. Evin bütün yükü, benim omuzlarımda. Ders çalışabileceğim vakitleri ben ev temizliği ve yemek için harcamak, anneme yardımcı olmak için harcıyorum. Gerçi bundan hiç rahatsızlık duymuyorum. Çünkü annemi çok seviyorum. O hayatımın en değerli insanı, beni dünyaya getiren, büyüten beni bu günlere ulaştıran bir melek. Fakat benim kendi kendime sık sık sorduğum soru, benim annem neden hasta oldu? Ve ben geleceğim ile ilgili hayallerim için neden yeterince zaman bulamıyorum. İşte bu noktada neden ben? Diye düşünmüyor değilim. Keşke annem hasta olmasaydı ve ben geleceğime odaklanabilseydim.

   Ben sakin ve olgun bir genç kızım. Derslerim, sınıfımdaki diğer arkadaşlarıma göre de iyi. Fakat ben daha iyi olabilirdim.Üniversite sınavına çalışma konusunda daha avantajlı olabilirdim. Bazı arkadaşlarıma bakıyorum da hiçbir sorumluluğu olmadığı halde zamanlarını boşa harcıyorlar. Gelecek kaygısı gütmüyorlar. Onların bu vurdumduymaz tavırlarına şaşıyorum. Bazen onları kıskanıyorum. Ben eve gittiğim de yemek yapmak, bulaşıkları yıkamak, evi temizlemek, çamaşırları yıkamak, anneme yardım etmek, annemin ilaçlarını vermek her an yanı başında olmak gibi sorumluluklara sahipken diğer arkadaşlarım eve gittiklerinde hazır sofralara oturabiliyorlar.
            
 İşte bu noktada bazen huzursuz oluyorum. Çünkü benim içimde gelecek kaygısı var. Vatanıma milletime hizmet aşkı var. Bir şeyler üretmek, insanlara faydalı bir birey olma düşüncesi var. İşte, "Neden ben?" sorusunu bu ruh halinde iken soruyorum kendime. Yatağa yorgun argın uzandığımda birçok iş yapmanın huzurunun yanında geleceğimin avuçlarımın içinden kayışına tahammül edemiyorum.
             
Bu olumsuz bakışım ve bir nevi isyan halime bir öğretmenim çok kızmıştı. Esma, sen diğer arkadaşlarınla aynı yaşta olmana rağmen onlardan çok olgunsun. Belki de bunun sebebi yaşadıkların, annenin bu rahatsızlığı olabilir. Yaşadıkların seni çabuk olgunlaştırmış.Olumsuz gibi gördüğün bu zorluklar belki de senin için paha biçilmez bir tecrübe ve bilinçlenme kazandırmış sana, dediğinde yaşadıklarıma daha farklı bir pencereden bakmaya başladım. Evet, sorumluluklarım çoktu. Gezmeye, eğlenmeye hatta istediğim kadar ders çalışmaya vaktim yoktu; ama ben hayatı daha erken algılamış daha bilinçli bir birey olmuştum. Bu durumu kazanca dönüştürmeliydim. "Neden ben?" sorusu işte bu noktadan sonra bana yeni ve ışıklı bir yolun müjdecisi gibi geldi. Bulduğum zamanları en iyi şekilde değerlendirmeye gayret etmeye başladım. İnsan isterse her şeye vakit bulabiliyor bunu fark ettim. Allah’ın sabredenlerin yanında olduğunu, düşünerek sabır eşiğimi arttırıp elimden gelenin en iyisini yapmaya başladım.
             
       Evet belki hayat bana herkes kadar cömert davranmamıştı, küçük yaşta sorumluluklar yüklemişti küçük omuzlarıma; fakat bu sorumlulukların meyvesi de vardı. Bunu fark etmek ne kadar önemliydi. Annemin ve çevremin benim gayretimi görüp bana övgüyle yaklaşmaları da benim için bir motivasyon kaynağı oldu. Dedim ki kendime artık "Neden ben?" dememeliyim. Annemin yanında olduğuna, sağlıklı olduğuma şükretmeli ve bir mücadele olan hayatı kendim için gayretimle en iyi şekilde yaşayıp çevreme de örnek olmalıyım.