..




“Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.”


Yazar Rumuzu: gül1923
Eser Sıra Numarası: 180212eser01



                                           BARIŞIN SIRRI İNSANIN ÖZÜ

     İnsanoğlu; Binlerce Yıllık Bilgi Birikimine, Onlarca Teknolojik İlerlemeye, Medeniyetlerin ve Uygarlığın Günümüze Kadarki Tüm Gelişmelerine Rağmen Neden Hala Barış Dolu Bir Dünya Tesis Edememiştir?

Barış, kimi zaman beyaz bir güvercinle kimi zaman da yeşil bir zeytin dalıyla tasvir edilir. Bu tasvir, insanoğlunun -sözde- ne kadar huzur ve refah dolu bir ortamda yaşamak istediğini anlatır. Buna rağmen dünya tarihinde sadece iki yüz yıl gibi kısa bir sürede insanlar savaşmamış, ılımlı bir politika izlemeyi seçmişlerdir. Geçen binlerce yıl insanların hırslarını, kinlerini, egolarını eritememiş; onları insan olmanın huzuruna ulaştıramamıştır. Bu durumun ilimle, hayat şartlarının yükselmesiyle, teknolojinin ilerlemesiyle, medeniyetlerin ve dünya uygarlığının gelişmesiyle çözülmesinin gerektiği konusu; bu sorunun asıl çıkış noktasıdır.

Zaman penceresinden geçmişe baktığımız zaman, kan ve gözyaşı görürüz. Bu acı gerçek günümüzde de değişmemiş; bu durumu değiştirmek isteyenlerin sesi de çok cılız kalmıştır. Farklı fikirler, farklı tenler, farklı görüşler göz ardı edilmiştir. Aynı kara parçasını paylaşan, aynı gökyüzüne bakan insanlar birbirlerini düşman görmüş, karşısındakine tahammül edemez hale gelmiştir. İletişim çağında yaşadığımız ve medeniyet yıkıntılarının üzerinde yıllanmış bir uygarlığımız olduğu halde karşıt seslere saygı duyamamış, kendi yanlışlarımızı başkalarının doğrularına tercih etmişizdir. Her geçen asırda barış ortamı azalmış, düzen bozulmuştur. İnsanlığın tüm gelişmelere rağmen savaş ve kargaşa ortamından çıkamamış olması, insanın içindeki kin ve nefret duygularını yenemediğini gösterir. Tüm dünyada barış sözleri dillerde dolaşmasına rağmen barış ve huzur sağlanamamış, geçen yıllar özlenen barışı getirmemiştir. Bu durum insanın geçmişten ders almadığına da bir işarettir.
İnsanoğlunun; binlerce yıllık bilgi birikimi, onlarca teknolojik ilerleme, medeniyetlerin ve uygarlığın günümüze kadarki tüm gelişmelerine rağmen neden hala barış dolu bir dünya tesis edemediği sorusunu herkes kendine sormalıdır. Barış sırrının insanın özünde saklı olduğunu unutmamalı ve geçmişten ders alarak geleceğimizi imar etmeliyiz.  Umudumuz odur ki geleceğin dünyasında neşeyle cıvıldayan çocukların sesleri, savaşın sesini bastırsın, her tarafa mutluluk ve barış havası yayılsın.