..




“Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.”


Yazar Rumuzu: girdap2765
Eser Sıra Numarası: 171212eser01



                                               İNSAN OLABİLMEK      
                                                                            
   Yaşadığımız hayatın kocaman bir sınav olduğunu düşündüğümde, hayatın zorlukları karşısında, nasıl bir yarış içinde olduğumuz geliyor aklıma. Çocukluk yaşlarımdan itibaren yaşıtlarımla, sürekli bir yarış içindeyim. Düşünüyorum da daha ilkokul birinci sınıfta, herkesten daha düzgün ve daha hızlı okumayla başlayan bu yarış, aradan geçen uzun yıllar içinde sürekli devam etti. Okul sınavlarında derslerden yüksek not alma, deneme sınavlarında en yüksek puanı alabilme şeklinde sürüp gitti. Ve ne yazık ki hala devam eden bu yarış, bitecek gibi görünmüyor.

   Tabi hayat, sadece derslerden ve sınavlardan ibaret değil. Girdiğimiz her ortamda beyefendi, dürüst ve güzel ahlaklı olmayı da gerektiriyor. Bu, bizim en büyük sorumluluğumuz. En önemlisi de saygılı, hoşgörülü, vicdanlı ve merhametli olmak da hayatımızın vazgeçilmezleri arasında. Zira bizi yetiştiren, bize emek veren ve hayatlarını bize adayan ailelerimizin, şapkasını önüne eğecek hareket ve davranışlardan uzak durmak zorundayız. Aslında bu, her insanın duyarlı olmasını gerektiren vicdani bir sorumluluk olmalı.  Herkes, birbirine karşı kibar ve nazik olsa hayatımızda ne soru kalır ne de sorun. 

   Yoğun geçen bir günün ardından akşam olup da odama çekildiğim zaman, kendimle baş başa kalıyorum. Başımı yastığa koyduğumda, zihnimde canlanan iç çekişmelerim bitip tükenmek bilmiyor. ‘Ben kimim?’ ile başlayan soruların ardı arkası kesilmiyor. ‘Neyim, ben? Ne yapıyorum? Hayatın keşmekeşi içinde koşar adımlarla nereye gidiyorum? Sınavları bitip tükenmeyen hayat, gelecekte bana neler yaşatacak?’ Düşündükçe soruların içinde kaybolup gidiyorum. Bazen, cevabını bulamadığım sorular karşısında panikliyorum. Sonuçta ben, bir bireyim. En önemlisi ben, bir insanım. Hızla akıp giden zaman kavramı içinde başarılı olmak için çok çalışıyorum. Geleceğimi sağlam temeller üzerine kurmak için emin adımlarla yürüyorum. Tabi bazen, tökezliyor, sendeliyorum. Yere kapaklanmamak için var gücümle kendimi toparlamaya çalışıyorum. En büyük kaygım, benim için çırpınan ailemi hayal kırıklığına uğratmak. Böyle bir hata yapamam, böyle bir hata lüksüm yok, bunu çok iyi biliyorum. En basiti yıllardır onlara, mimar olmak istediğimi söylüyorum. Bunun için gece yarılarına kadar süren yoğun bir çalışma programı içindeyim. Ailemin fedakarlığı karşısında ‘Olursa olur, olmazsa olmaz. Okumak zorunda mıyım?’ gibi boş vermişlik duygusu içinde olamam, bu bencillik olur. 

   Yaşam denen kısır döngünün içinde aklıma takılan sorulardan biri de insanların neden bu kadar yozlaştığı. Akıl alır gibi değil ama eğitimli insanlar bile cinayet işler oldu. Cinayet işleyen bu insanların doktor, iş adamı, mühendis, öğretmen ya da polis olduğunu duyuyoruz. O güne kadar saygın bir kişiliği olan insanlar, bir anlık öfkeyle katil oluyor. Çünkü yozlaşan vicdanlarımız, öfke kontrolünü de kaybetti. İşte tam bu noktada aklıma gelen ilk soru ‘İnsanlık nereye gidiyor? İnsanlar, neden kendi elleriyle insanlığı öldürüyor?’ oluyor. Duyduğum her cinayet haberiyle defalarca yıkılan yüreğim, ‘Ne olursan ol, önce insan ol’ diyor.

   Gördüğüm ve duyduğum her haberden sonra insanlık kavramının ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyorum. Allah’ın verdiği cana kıyanlar, insan olabilir mi? Kişiliğini kaybetmiş, vicdan yoksunu ve merhamet duygusundan bi haber yaşayan bu insanlar, dil-ağız bilmeyen hayvanlara bile saldırıyorlar. Onlara eziyet etmekten, onları öldürmekten zevk alıyorlar. Bir de yaptıkları maharetmiş gibi sosyal medya hesaplarından yayınlıyorlar. Bu tarz insanların duyarsızlığı karşısında insanlığımdan utanıyorum. Sırf bu yüzden her gece, insanlığımı kaybetmemek için dua ediyorum. 

   Kendi ellerimizle kirlettiğimiz ve katlettiğimiz bu dünyada, sorular ve sorunlar asla bitmeyecek. Bu yalancı iklimde tek dileğim, İNSAN OLABİLMEK…