..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: elif7434
Eser Sıra Numarası: 180215eser06



                                        BAŞARISIZLIK TAHAMMÜLSÜZLÜKTÜR

    Hayatta gördüğüm en önemli sorunlardan biri de çalışmamak ve herhangi bir engelle karşılaşıldığında çabucak vazgeçmektir. Bu sorunun çözümü olarak ideal insanların örnek alınması gerektiğini düşünüyorum. Onların yaşantıları, yaptıkları, başardıkları biz gençler için en büyük yol göstericilerden biridir.
   
Bu hususla ilgili tabi ki benim de sunmak istediğim bir iki çözüm yolu bulunmakta.
   
Hayatta ilerleyebilmek, başarılı olabilmek için bazı basamaklardan geçmek zorundayız. Bu basamaklar genelde başarısızlık olarak adlandırılır ve bu döngü doğanın temel kanunudur. Canlılar ilk adımlarını atmayı, düşüp kalkarak öğrenir ve sonra koşmaya başlarlar.
Hepimizin tanıdığı birinden bahsetmek istiyorum: hayatı hep başarısızlıklarla geçmiş ama pes etmeden hayatını başarılı olmaya adamış biri.
   
Okuldaki çocuklardan dayak yedi, burun ameliyatı oldu. Afrika’daki  öğrenimi kötüydü, tek başına Kanada’ya gitti. Sıfırdan başlattıkları şirketler zamanla iflasın eşiğine geldi. Stresten döküldüğü saçlarına saç ekimi yaptırdı. Bazı insanlar ona “Afrikalı biri bu kadar başarılı olamaz” diye Rus ajanı bile dedi. Uzaya araba gönderdi,  “Reklamcı” dendi. İşini yapmadığını,  yoluna engel olduğunu düşündüğü çalışanlarını işten çıkardığı için psikopat denildi. Günümüzdeyse çılgınca fikirleriyle gündemden düşmeyen birisi: Elon MUSK.
   
28 Haziran 1971 Afrika doğumlu Elon Musk, ilk orta ve lise öğreniminden sonra Kanada’ya gitti. Afrika iyi bir yer değildi, bazı zorbalıklarla da uğraşmak zorundaydı. Kanada’daki ilk yıllarını garip işlerde çalışarak geçirdi. Kuzeninin çiftliğinde sebzelerle ilgilendi, testereyle ağaç kesmesini öğrendi, saati 18 dolar karşılığında kereste değirmeninin kazanını temizledi.
   
Üniversiteden mezun olduktan sonraysa  internet, yenilenebilir enerji ve uzay alanlarında çalışmaya başlamıştı. Kardeşi Kimbal ile Silikon Vadisi’nde maceraya başladı. 1995 yılnda Zip2’yu kurdular. 1999 yılındaysa Compaq şirketine sattılar. Yine 1999’da X.com’u kurdular, PayPal olarak değiştirdiler ve daha sonra eBay satın aldı.
   
Musk, ilk eşi Justine ile gittiği balayında sıtma hastalığına yakalanması yine bu dönemde olmuştu.
SpaceX şirketi ilk başta birkaç fareyi Mars’a gönderme fikriyle kuruldu. Musk uzay hakkında çok fazla bilgiye sahip değildi. Arkadaşlarından kitaplar ödünç alarak, çalışanlarına çok fazla sorular sorarak uzay endüstrisini daha iyi tanıdı. Tesla kurulduğu zamanlarda da şirketin otomotiv konusundaki uzmanlığı birkaç kişinin arabaları sevmesi kadardı.
  
 Genelde her insanı bir seven bir de sevmeyen taraf olur. Elon’da da bu geçerli. Kurduğu şirketlerin ve yaptığı projelerin ortak bir amacı var: Mars’ta insan kolonisi kurmak, insanlığı gezegenler arası yaşatmak. Bu yüzden karşısına çıkan bütün engelleri yıkar, hem de hepsini. Buna SpaceX’teki sağ kolunu –Mary Beth Brown‘u-  kovması, haftada 80-100 saat arası çalışması, çalışanlarının ona söylediği tek bir kelimesiyle işten çıkarması gibi çılgın şeyler de dahil…
   
Peki bu çılgın iş adamı, günümüzün Iron Man’i, medyadan hiç düşmeyen Elon Musk, bunca olumsuzluklara rağmen neden bu kadar başarılı?
  Biyolojide “adaptasyon” diye bir kavram vardır. Adaptasyona göre, değişen ortama uyum sağlayamayan canlılar ölür. Musk’ın prensibi de buna benziyor bence. Yoluna çıkan bütün imkansızlıkları yok etmeye programlanmış gibi. Eğer çalışanlarına daha yumuşak bir tavır sergileseydi belki de dünyada bu kadar adını duyamazdık.

Arkadaşı ve bir iş adamı olan Steve Kirsch ise Elon’ın başarılı olmasını şöyle açıklıyor:
‘’Gerçekten zeki birisi. Çocukken günde 10 saat kitap okurdu. Önceki başarıları ve kazandıkları da etkiliyor. Ürün ve müşteri memnuniyetine aşırı önem verir. Görsel hafızası güçlü. Haftada 100 saat çalışıyor. İşinde usta  insanları tercih eder. Birçok alanda tecrübe sahibidir. Entelektüel merakı çok yüksek. Örneğin Tesla için mülakata çağırdığı bir elemanın geçmişte tavuk çiftliğinde çalıştığını öğrenince bütün mülakatı tavuk çiftliği hakkında soru sorarak geçirmesi gibi…’’
   
Buraya kadar tamam. Genel olarak çalışma prensipleri. Ama bizi ilgilendiren, motive eden kısımsa; sınır tanımaması, ötesine geçmesidir. Cesur, hedef odaklı  ve vizyon sahibidir. Örneğin %100 elektrikli araba, Mars’a insan kolonisi kurma, 2 şirketi aynı anda yönetmek… Çılgın olan şeyse koyduğu hedefi uygulaması ve vazgeçmemesidir.
   
Elon’ın bize öğreteceği çok şey var. Albert Einstein’ın bir sözü vardır: ”Hayatında hiç hata yapmamış insan yeni bir şey denememiştir.” Biz eğer ilk önce düşmezsek sonra yürüyemez ve koşamayız. Hatalarımızdan ders almak zorundayız. “Hatalar doğaldır; fakat zeka,  aynı hatayı iki kez yapmamaktır.” Her güzel ve mükemmel gördüğümüz işin altında yatan başarısızlıkları düşünmeden biz de kendimizi zirvede görmek isteriz. Sadece Elon Musk olarak düşünmeyelim; gelmiş geçmiş, tarihe adını yazdırmış veya yazdırmamış bütün insanlar… Başarının temelleri başarısız adımlarla atılır.
   
Uzun lafın kısası, ne demiş Robert Downey Jr. ;
“Hayat sana tekmeyi bastığında arkana dönüp yüzüne çakmayı unutma.”