..




“Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.”


Yazar Rumuzu: coşkuni1434
Eser Sıra Numarası: 180204eser01



                                                                  ASİL TÜCCAR

   Her hayatının baharında olan genç, ticaretin verdiği o duyguyu hissetmek ister. Ben de onlar- dan biriyim. Sahî  ben böylesine saygı duyulan ve Peygamber Efendimizin  “Rızkın onda dokuzu ticarettedir.” dediği bu mesleğe elverişli miyim ?

Saygınlık, güven, ticari zeka ve hatta birtakım coğrafya bilgileri; hepsi bu muhteşem ve olduğu yerde hayatı zenginleştiren ticaretin birer gereksinimi. Asıl olay bunun benim yaşımdaki kardeşlerimle birlikte yapabilmek. O zaman tanımların da değişmesi gerek. İnsanların isteklerini iyi bilen, küçük gibi gözüken ama kurduğu tümcelerle bir yetişkinden farkı olmayan, yaşının verdiği olumsuzlukları konu ticaret olunca bir kenara bırakmasını bilen ve en önemli diyebileceğim tanımım ise: cesaret. Yaşıtlarımın yetişkinlerden alacağı birkaç hayat kurtaran ipucu ve hayatımızın devamında bizi bir kuş gibi rahat hissettirecek iyi öğrenilmiş bir yabancı dil ile bizlerin gerek yurtiçinden gerek yurtdışından yaşayabileceğimiz problemleri olabildiğince hızlı ve etkili bir biçimde çözmemiz gayet mümkündür. Tabî böyle bir durumda gencimizin soğuk kanlı olması ve çözüm üretici olup bir kahraman gibi kendisini, çalışma arkadaşlarını ve toplum içerisindeki itibarını koruması, elinde olan mallarını ve bu mallarının ticari ömrü açısından inanılmaz önem arz etmekte. Nitekim bu genç tüccarlarımızın toplum içerisine kendi ürünleriyle çıkabilmesi için toplum tarafından iyice özümsenmesi ve genç tüccarın “asil tüccar” diye nitelendiği altın bir döneme girmemiz gerek. Bu dönem ise halkın genç tüccarı kabul ettiği ve onu yetişkin bir tüccar olarak gördüğü aynı zamanda genç tüccarımızın da bir yetişkin gibi davrandığı bir dönem. Peki genç olup yetişkin bir tüccar gibi nasıl olunur ? İşte burada takım elbiseli ve mürekkep yalamış büyüklerden epey bir eğitim almamız gerek. Bu eğitimin ne kadar süreceği gencimizin seviyesine ve ticarete olan aşkına bağlı olarak değişebilir. Satacağı ürün türlerinden anlaşacağı kargo şirketine kadar, yurtdışı siparişleri için gümrük işleriyle uğraşabilecek bilgili ve müşteriye garanti vâdeden güvenli alışverişler gencimizin yurtiçinde ve yurtdışında yıldızının parlamasına etki edecek en önemli ve en tecrübe edinilmesi gereken konulardır. İşte bu tecrübenin kazanabilinmesi için işin teorik kısmını iyi öğrenip, öğrendiklerini pratiğe dökmelidir. Başka bir soru ise genç bir tüccar sermayeyi nereden bulacağı konusu.  Bu kısımda bulunabilecek çok fazla hayat değiştiren çözümler bulunabilir.  
 Bu soruya benim vereceğim yanıt ise devletin kendini iyi yetiştiren gençlere ufak bir sermaye ile işe başlatması yada özel sektörden gelen bir sermayenin  gencimize verilerek denetim altında gencimizin o para ile yapacağı ticaret ile kâr yada zarar yapması, müşteriler ile arasındaki diyaloglar ve ürününe değer verip ürünü iyi hazırlanması   incelenebilir ve bu vesile ile asil genç tüccarımıza daha çok imkan ve mevki sunulabilir. Uluslararası ticarette ise yaşanılan büyük bir siyasi engelleme yada başka bir unsur yok ise gencimizin satış yaptığı  müşterinin ırkına bakarak ticaretini yapması yada yapmaması ise insanların o tüccar hakkında yapacak olduğu güzel yorumları yok edeceği ve hepimizin beklediği acınası bir durum. Genç tüccarlarımızın yetişkinlerden en büyük avantajı ise şüphesiz yeni çağa ayak uydurabilmeleri ve bu yönde yeni özgün çalışmalarını gerçekleştirebilecek olmalarıdır.
Zamanında deyimlere ve atasözlerine konu olan kervanlar yakın zamanda çok eski bir kavram olacak. Günü geldiği zaman ticaret sadece tacirin yıldız puanına göre yapıldığında, satıcının çocuk, genç veya yetişkin olması alıcı için hiçbir şey ifade etmeyecek. İşte o zaman ticari eğitim almış gençler gerekecek.