..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: ceylan1011
Eser Sıra Numarası: 180216eser34


                                                              SINAV KAYGISI
 
     Dünyaya geldiğimiz andan itibaren geleceğimiz için bizi eğitmeye başlarlar. Konuşma şeklimiz, başımıza gelen olaylara karşı verdiğimiz tepkiler, insanlarla iletişimimizin iyi olması için eğitiliriz. Biraz daha büyüyüp okula gitme yaşına geldiğimizde sosyal bilimler, fen bilimleri, matematik, geometri, yabancı dil ve yaşadığımız ülkenin ana dili hakkında öğretim görmeye başlarız ve okuldan mezun olduğumuzda her konuda donanımlı hale geliriz ve belirli dönemlerde bu donanımımızı ölçmek için sınavlar uygularlar, bu sınav sonuçlarına göre geleceğimizi belirlememizi beklerler.

Öğrenci çağına gelmiş her insan en az bir kere yaşamıştır sınav kaygısı olarak adlandırdığımız durumu. Sınava girmeden önce sorumlu olduğu konu hakkında sorulan soruları cevaplarken sınav kâğıdı önüne geldiğinde hiçbir soruyu cevaplayamamıştır ya da konuları bilmesine rağmen sınavdan önceki günler çok strese girip psikolojisini olumsuz yönde etkilemiştir ve şunu belirtmek isterim ki son zamanlarda sınav kaygısı yaşayan öğrencilerin sayısı artmakta.
        
Öğrencilerin sınav kaygısı yaşamasını tetikleyen şeyler nedir? Son zamanlarda bu soru kafamı kurcalamaya başladı. Neden öğrenciler okulda öğrendikleri bilgileri öğretmenler sınavda sorduklarında cevap veremiyorlar? Bu sorunun birden fazla cevabı var aslında.
       
 Öğrencilerin sınav kaygısı dediğimiz durumu yaşamasının birinci ve en temel nedeni eğitim öğretim sistemindeki bozukluklar olduğunu düşünmekteyim. Geçmişten günümüze birçok alan teknoloji sayesinde değişti ve gelişti fakat ne yazık ki eğitim alanında diğer alanlardaki ölçüde bir değişimin olduğu söylenemez. Türkiye adına konuşacak olursak nerdeyse her beş yılda bir yeni bir sınav sistemi yürürlüğe giriyor ve her yıl müfredatlar değiştiriliyor fakat bu değişim öğrencilere yarardan çok zarar getiriyor. Mesele liseye yeni başlayan bir öğrenci olduğunuzu düşünün. Mevcut üniversite sınav sistemine göre çalışıyor ve iyi bir üniversiteye girmek için elinizden geleni yapıyorsunuz. Fakat son sınıfa geldiğiniz zaman birden yeni bir sınav sistemi geliyor ve önceki üç yıl boyunca artık kabul görmeyecek bir sınav sisteminde sınava girmek için çalışmış oluyorsunuz. Bu da ister istemez psikolojinizi etkiliyor ve sizi strese sokuyor.
       
 Eğitim sistemindeki diğer sıkıntı ise derslerin çarpıklığı. Eğitim sistemi biz öğrencilerden fizik, kimya, biyoloji, matematik, edebiyat, tarih, coğrafya gibi derslerde başarılı olmamızı isterken müzik, görsel sanatlar ve beden eğiti dersleri üzerinde gerektiği kadar durmamakta. Oysaki ne demiş Ata’mız: “Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” Buradan da anlayabiliriz ki müzik, görsel sanatlar, beden eğitimi de diğer dersler kadar önemlidir. Tüm eğitim sistemini bir bahçe olarak düşünürsek bu üç branş çimlerin üzerinde açmış çiçekler gibidirler, bahçeye güzelliğini veren çiçeklerdir. Şimdi soracaksınız bana bunun bizim konumuzla ne alakası var diye. Bu üç ders öğrencileri rahatlatır ve akademik başarılarını arttırır.
       
 Sınav kaygısının bir diğer nedeni ise öğrenciden kaynaklanmaktadır. Eğer sınavda iyi not almazlarsa dünyanın başlarına yıkılacağını düşünürler. Bu yüzden sınavları gözlerinde çok büyütürler.
      
 Unutmamalıyız ki sınavlar akademik başarımız için önemli olsa da kötü not almak dünyanın sonu değil. Ve hiçbir şey bizim mutluluğumuzdan önemli değildir.