..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: biryazar1395
Eser Sıra Numarası: 180216eser39



                       GENÇ YAŞIMDA AKLIMA TAKILAN, KENDİMCE CEVAPLAR

                                  ARADIĞIM ÖZGÜN SORULAR VE NEDENLERİ

      Bir genç olarak aklıma takılan soruların çoğu ya anlamsız oluyor ya da cevapsız kalıyor. İnsanın kendisine soru sorması ve istediği cevapları bulabilmesi çok güzel bir şeydir. Her zaman tatmin edici olmasa da. Peki, hiç kendinize soru sorduğunuz ve bir türlü sorduğunuz sorulara cevap bulamadığınız oluyor mu? Benim o kadar çok oluyor ki, bazen işin içinden çıkamayıp öylece kalıyorum. Bencillik,  kötülük, yaşayış tarzımız, ön yargılarımız, düşüncesiz tavırlarımız…
             
Uzun zamandır yorumlamaya çalıştığım, cevabını aradığım o kadar çok soru var ki ancak cevabım bir yerde takılı kalıyor bu ise benim kendime başka soruları sormama sebep oluyor. Kısır döngü gibi. Kendim de dahil elimden geldiğince insanların hal ve tavırlarını incelerim çünkü istediğim cevaplar onlarda. Benim insanlarda gördüğüm şu; her zaman daha fazlasını istemek, en iyisi olmak ve her şeye yetebilme çabası. Hatta ben bile en iyi olmak istiyorum. Ama neden? Neden istiyoruz bunu? Neden elimizdekilerle yetinmeyi bilmiyoruz? İnsanlar bir şeylere sahip oldukça neden hep daha fazlasını ister? İşte kendime sorduğum sorulardan biri. Bir türlü cevap bulamadığım ve anlam karmaşasında kaybolup gittiğim soru. Nedeninin ise insan evladının sürekli yeni şeyler üretmesinde buluyorum. Çünkü zaman ilerledikçe yeni şeyler türüyor türedikçe ise insanlar hep daha iyisini ve daha fazlasını istiyor. Temel nedeni ise para. Peki o halde, bu durumda şöyle bir soru daha ortaya çıkıyor. Servet. Bir insan neden hayatı boyunca servet biriktirir? Ya her şeyin iyisine sahip olmak ister –az önce dediğim gibi-ya da kendinden sonra gelecek nesillerinin huzurlu ve rahat bir şekilde yaşamasını istediği için olabilir. Ancak bana daha çok mantıklı gelen, servet biriktiren kişinin; kendisini kanıtlama ve en iyi olduğunu düşündürmeye çalışmasıdır.
            
 İzlediğim birçok dizi ve filmlerde insan ayrımının ve bir şeyleri paylaşmanın zor olduğunu fark ettim. Paylaşılmayan nedir? Anlaşamadığımız noktalarda ayrım yapmak yerine neden farklı düşüncelerin olacağını kabullenmiyoruz? Neden uyum içerisinde yaşamak yerine her şeyi zor kılıyoruz? Çünkü bir kalemin kılıçtan daha keskin olduğunu öğrendiğimde düşüncelerin de çok keskin olduğunu öğrendim. Yalnız benim bahsettiğim farklı düşünceler değil. Farklı düşünceler yeni bir dünya oluşturur. Benim bahsettiğim düşünceler, insanların düşünmeden söylemiş olduğu can alıcı cümlelerdi. İşte ben bu sorularıma yanıt bulamıyorum. Bir insanın neden ayrım yaptığına, neyi paylaşamadığına ve neden düşünmeden konuştuğuna hiçbir yanıt bulamıyorum.
             
Yanıtını bulmakta zorlandığım son bir soru daha soracağım. Tesadüflerin hayatımızdaki yeri nedir? Tesadüfler kader midir yoksa gerçekten sıradan bir olay mıdır? Aniden hayatımızın dönüm noktası olan;  tanıştığımız, yaşadığımız birçok olaya veyahut olguya serendipity yani tesadüf deriz. Tesadüflerin hayatımızda önemli bir yer kapladığını ve bazı tesadüflerin kaderimiz olduğunu düşünürüz. Eğer bir yaratıcı olduğuna inanıyorsanız tesadüflerin sıradan bir olay olmadığının farkına varırsınız. Bana göre yaşamımızı güzelleştirecek tesadüfler hayatımızda hep var olmaya devam edecektir. Ömrümüz tesadüflerin verdiği malzemelerle inşa edilir.
             
     Asıl konuma dönersem eğer, yaşamımız boyunca sorular sormaya, cevaplar aramaya devam edeceğiz. Bunun bir sonu olmasın. Soru sormaktan ve cevap aramaktan asla vazgeçmeyin. Kendinize bile sorun. Cevap bulamasanız bile elbet bir gün o cevaba ulaşacağınızı bilin ve bunu insanlarla paylaşın. Einstein’ın dediği gibi bir insanın zekası verdiği cevaplardan değil; soracağı sorulardan anlaşılır. Farklı düşünceler yeni dünyalar yaratır.