..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: beethoven1308
Eser Sıra Numarası: 180112eser01



                                                                    GERÇEKLER ÜZERİNE

    Gerçeklik ne demek, gerçek nedir ve yaşadığımız bu dünya gerçekten de gerçek mi? Küçüklüğümden beri farkında olduğum bir şey var: hiçbir şey bilmiyorum ya da tam anlamıyla bilemiyorum. Birisi bir soru sorduğunda en gerçek cevabı vermek istiyorum ama yine de doğru olacak mı bilemiyorum, bunun sonucunda da -siz de takdir edersiniz ki- fazla konuşmayı başaramıyorum. Basit bir kafa karışıklığı da değil ama bu, gelin size anlatayım.

Her şeyden önce şu bir gerçek ki gerçekler değişebilir. Eskiden Dünya’nın bir tepsiye benzediğini düşünüyorlardı; insanların uçamayacağına, uzaya çıkılamayacağına, hareketli resimlerin var olamayacağına inanıyorlardı. Ama şimdi dönün ve çevrenize bakın, en basitinden bir örnek vermek gerekirse çoğu insanın günümüzde kullandığı o avuca sığan cep telefonları bile adeta bir teknoloji mucizesi. Şimdi gidin geçmişe de anlatmaya çalışın o insanlara, söyleyin onlara bildikleri neredeyse her gerçeğin bir yalan olduğunu. Deyin ki onlara ‘Siz bilmiyorsunuz!’, kolaysa söyleyin!
Öte yandan tam tersi de geçerli bu durumda. Geçmiş hakkında bildiğimiz bir sürü gerçek olduğunu kabul etmek gerekir, ancak şu da göz önünde bulundurulmalı ki ortaya çıkan yeni arkeolojik kalıntılarla birlikte bilinen gerçeklerin uyarlanması ya da sil baştan yeniden yazılması gerekebiliyor. Bir başka deyişle, yarın çıkacak herhangi bir kalıntı bildiğimiz kadarıyla gerçek tarihi bir noktaya kadar da olsa inanılmaz şekillerde değiştirebilme gücüne sahip. Yine bunu da başka bir şekilde söyleyecek olursak, şu anda bildiğiniz herhangi bir şeyin gerçekten gerçek olduğundan hala emin misiniz? 

Bambaşka bir yönden inceleyecek olursak bu durumu; gerçeklik, insanlar arasında da büyük farklar gösterebiliyor. İnsanlar deyince de çok öteye gitmenize gerek yok, ne de olsa bırakın milyonları, sadece iki kişi arasında bile bu durum gözlenebiliyor. Söyleyin, nasıl bilebilirsiniz ki karşınızdaki insanın dünyayı nasıl gördüğünü? Nasıl onun yaşadıklarını yaşayabilir, duyduklarını duyabilir, hissettiklerini hissedebilirsiniz? Sizin için iyi onun için kötü, sizin için kırmızı onun için mavi olabilir. Sadece perspektif meselesi de değil ayrıca bu kimi zaman. Öyle durumlar gelişebiliyor ki insanlar gerçeği büküyor, sonra kendilerini kendi uydurdukları yalanın gerçek gerçek olduğuna inandırıyorlar ve çeşitli küçük veya büyük çaplı felaketlere yol açabiliyorlar.
Hazır insanlardan bahsetmişken, insanın kendi içerisinde bile uyuşmazlıklar mevcut olabiliyor. Bunun büyük ihtimalle en büyük sebebi yaşın getirdiği deneyimler, düşünceler ve zeka gelişimidir, ki bu da oldukça olağan bir durumdur. Küçükken brokoliyi pırasayı sevmeyip büyüyünce bunlara bayılmanız tanıdık gelebilecek örneklerden bir tanesidir, iyi huylu bulduğunuz bir insanın ise aslında çıkarcı biri olduğunu fark etmeniz de bir başkası. Bazen ise tek bir zaman diliminde birbiri ile dolaylı yoldan çelişen düşüncelere inanıyor olabiliyor insanlar, ancak üzerine kafa yorunca farkına varabiliyorlar. Mesela söyledikleriniz ile gösterdiğiniz davranışlar birbirini tutmuyor ve çevrenizde rahatsızlıklara sebebiyet veriyor olabilir.

Belki biraz klişe gelecek ama buna da değinilmesi gerektiğini düşünüyorum: rüyalar. Rüya gördüğünüz zaman apayrı gerçekliklere götürüyor beyniniz sizi, bu dünyada belki asla gerçek olamayacak gerçekliklere: uçabildiğiniz, uzaya gittiğiniz, denizde maceralara atıldığınız, bir prens veya prenses olduğunuz yerlere... Peki, gördüğünüz şeyin aslında bir rüya olduğunu ve gerçek olmadığını fark ettiğiniz hiç oldu mu? Olmuş olabilir elbet, üç kere beş kere, bilemedin on beş. Ancak her akşam yaklaşık üç beş tane rüya gördüğünüzü düşünürsek ve bunu yaşınızla çarpıp oranlarsak, o zaman ne kadar da küçük ve önemsiz bir kesimde bu başarıya nail olduğunuzu fark edeceksiniz. Peki ya şu anda, tam olarak şu anda aslında bir rüya görüyorsanız? Bunu düşünmek bile çok saçma geliyor olmalı, ne de olsa yaşadığınızı biliyorsunuz ama demin hesapladınız işte ve bildiğiniz bir diğer şey de olasılıklar. 

            Eh, uzun lafın kısası ta ne kadar zamandan beri gerçeğin peşindeyim ben ve henüz ulaşabilmiş değilim. Ancak bu bir tarafa, şu an yaşamakta olduğum gerçekliğimi de bir kenara fırlatamam, başıboş bırakamam. Aradığım cevabı bulabilecek miyim veya bu cevap gerçekten var mı bilemiyorum. Ünlü düşünür Sokrates’in de dediği gibi ‘Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.’ Ama sizin bildiklerinizi benimle paylaşmanızı çok isterim. Hepinize iyi günler ve güzel gerçeklikler dilerim.