..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: başkan0935
Eser Sıra Numarası: 180216eser35



                                                              UYANIŞ ÇAĞRISI

      Günümüzde her şey gelişmekteyken, insanlığın da bu yolu takip ettiği gafletine düşmekteyiz. Beyinlerinize empoze edilmiş, her şeyin birer eğlenceden ibaret olduğu düşüncesine kapılıyor, isteyip de alamadığınız o çok ünlü markanın çantası sizlere hayatınızın çok kötü olduğunu düşündürtüyor, bunu adaletsiz buluyorsunuz. Sahi siz adalet nedir bilir misiniz ki?

Üstünde yaşadığımız bu gezegende bazı tombul parmaklar var, bu parmakların neyi, nerede, nasıl yaptığını sorgulamayan bazı zavallılar da. Kim olduğunu düşündünüz değil mi? Tabii ki siz ve sizin gibi bu tombul parmaklara, güçlerini istedikleri gibi uygulamalarına izin verenler. Sizden kimsenin izin istediğini hatırlamıyorsunuz çünkü dinlediğiniz ve duyduğunuz her şeye inanarak, size sadece verilmek istenen mesajları o gitgide büyüyen ekranlarınızdan takip ederken ki kabullenişleriniz veya tepkileriniz hep bu parmakların çizdiği yönde oldu, güçlülerin ve kötülerin egemen olmasına göz yumdunuz. Size zarar veren bir şeyin olmadığını düşünürken aldatılabileceğinizi hiç düşünmediniz. İnsanlık farkındalıktan yoksun bir şekilde çamura batarken, oyalanmaları için önlerine sunulan yalanlara nasıl olur da kanar? Silkelenin artık, silkelenin! Kaldırın kafanızı o moda dergilerinden, bırakın yeni çıkan bir üst modelini telefonunuzun, bilgisayarınızın, otomobilinizin, okyanus manzarasının büyüleyiciliğine kapılırken o dev buzdağını görün yoksa kurtulmak için tek bir yolunuz bile kalmayacak! Böyle devam ederseniz eğer, sizlere gökyüzünün simsiyah olduğunu kabul ettirmekte zorlanmayacaklar çünkü sizler bunu talep edecek hale geleceksiniz. 

İnsanların hayatlarını birer kukla gibi geçirip yaşamak için bir başkasının kendi sahnelerini yazmasını beklemelerinin sebebi nedir? Yaşamınızın ipleri sizin elinizdedir. Onu daha iyi bir hale getirmek için sizlere daima anlatılan o sihirli dokunuşu bekleyip durursanız, iyi bir iş elde etmek için çalışıp kazandığınız bir yıllık maaşın tamamını herkesin gittiği o yerde tatil yapabilmek için harcar, dünyaca ünlü şarkıcının anlaşma yaptığı markanın parfümünü ve sadece çevrenizde var diye sağlam telefonunuzu bir kenara atıp yeni tanıtılan modelini almak ister, açıp bir cümlesini dahi okumadığınız o kitap, sosyal medyada çok fazla beğeni getirdiği için bir sabah kahvenizin yanına kondurup fotoğraflamaktan başka bir şey düşünmezsiniz. Bu yaptıklarınızla geçici mutluluklar elde ederken, günler geçtikçe mutsuzluğunuzdan dem vurur, hiç bıkmadan bağımlı bir şekilde yaşamaya devam edersiniz. Bunun sebebi mutluluk yaratmayı bilmeyişiniz ve gerçek yaşamın değerlerini kaybetmenizdir. Sizler yönlendirilmeyi bekleyen birer kukla haline gelmişken, bu sahte şöhretlere aldanmayan, hakikatlerin nasıl değiştiğinin ve değiştirildiğinin farkında olan içinizdeki bazı insanları ‘anormal ‘ olarak tanımlasanız da, onlar sizlerin kapıldığı bu düzmecenin içerisinde yaşamanın ıstırabını çekerler.

Yaşam hak edilen bir şeydir ve fikirlerinizin bulunduğu çerçeve hem bu yaşamı hem de kendinize verdiğiniz değeri belirler. Günden güne kaybettiğiniz öz değerleriniz, duygularınız ve duyarlılığınız yerini doyumsuzluğa, dünya gerçekleriyle hiçbir alakası olmayan maddelere karşı sonsuz bağımlılıklara bıraktı. Zihinlerinizin günden güne değişen algısı, hepinize birbirinizi sürekli eleştiren, ön yargılı, çevrenizde olup biten birçok acı olaya umursamazca yaklaşabilecek bir bakış açısı yarattı. Birbirinizin üstüne kurduğunuz baskı, sizleri sırayla yok ederken, bunun size de etki ettiğinin farkındasınız fakat alışmış olduğunuz sistemdeki rollerinizi sürdürmeye devam ediyorsunuz çünkü bundan başka seçeneğinizin olmadığını düşünüyorsunuz. Bütün bu oyunlar başlamadan öncesini unutacak kadar değiştiniz bu nedenle yanılıyorsunuz. Kendi içinizde yarattığınız o çizgilerden çıkmayarak yaşama çabanızın, zamanla sizi kapana kıstırdığının, boynunuza dolandığının nasıl farkında değilsiniz? 

 İnandığınız o gelişme yolunda yürüdüğünüzü zannetmeye devam edin insanlık! Sizlere üstün özelliklere sahip olduğu söylenilen ürünleri savurup atmaya olan alışkanlığınız, bir gün kendi sonunuzun da böylesine kolay bir şekilde geleceğini hatırlatmaya başladığından beri, gelecek için yapılan araştırmaların yanı sıra, bunun nasıl gerçekleşeceğine dair düşünceler içerisinde kıvranıyorsunuz. Fakat bütün endişeleriniz boşa çünkü sizler kendi sonunuzu yavaş yavaş kendi elinizle getirdiğinizi göremeyecek kadar kör oldunuz artık! Hızla uçurumdan yuvarlanıyorsunuz ve önünüze çıkan koskoca doğruluk kayalarına çarparken ona tutunmak aklınıza gelmiyor, aldığınız bu hal anlaşılacak gibi değil insanlık!