..




Genç yaşınızda aklınıza takılan, kendi kendinize cevap aradığınız özgün soruyu ya da soruları nedenleriyle birlikte yazınız.


Yazar Rumuzu: balıkçı6470
Eser Sıra Numarası: 180215eser14



                                                    Kayıp Bavullar   

Kaybolmuş ruhlar gerçekten yollarını ,yuvalarını mı kaybetmişlerdir yoksa hayatın güzelliklerini mi göremez olmuşlardır?

Yaşadığı zamana ayak uyduramayan, gittiği her yerde yabancılık çeken ızdıraplı ruhlar havaalanlarında unutulmuş bavullar gibidirler. Dönüp dururlar ancak yorucu bir seyahatin sonunda huzur dolu evlerine , ait oldukları yere asla ulaşamazlar.İçlerinde elbet güzel geçen tatilden arta kalan mutlu fotoğraflar vardır. İnsanoğlu bir tebessüme muhtaçtır. Bazen ise sahte gülüşlerle poz verebilecek kadar yalancıdır. Bu yüzden defalarca okunmuş o kitaptaki altı çizili satırların yanıdır bu fotoğrafların yeri. Şanslılarsa sayfaların arasında bir kuru yasemin eşlik eder onlara. Yaseminin  mayhoş kokusu bile bu sonu bilinmez arayışı çekilebilir kılar. Oysa ne güzeldir o yaseminin kokusu bir bahar günü ,giriş katındaki yaşlı kadının bahçesinde. Vapurda martıların sesi, sevdiklerinle içilen kahvenin damakta bıraktığı tat ,eve dönerken yakalandığın yaz yağmurunun teninde bıraktığı his de güzeldir.Sahilde yapılan uzun yürüyüşler sonucu hissettiğin tatlı yorgunluk ,arkadan kulağı okşayan eskilerin kendine has güzel müziği eşliğinde sevdiğinin gözüne bakmak , defalarca izlenilip ezberlenmiş Yeşilçam filmlerinin insanda içini ısıtan sevgisi eşsizdir.Tüm bunlar , hayatı hissedebilmek bile bir yol gösterici olarak pusula görevi görebilirken aramayı seçmek tamamen kişiye bağlıdır. Kimileri dalgaların sesini sahilden dinlemeyi tercih ederken, geceleri yakamozlara aldanırlar. Onlar ki asla denize girip onları sesleriyle büyüleyen dalgalarla dans edemezler.Suyun altındaki, biz insanlar gibi her biri birbirinden farklı milyonlarca çeşit canlı ile tanışamaz ,oradaki yaşama tanıklık edemezler.Derinlere doğru indikçe üzerlerindeki basıncın sadece bir su kütlesinden ibaret olmayan , tüm dünya kötülüklerinden adaletsizliğinden kurtulmanın verdiği ferahlama olduğunu asla bilemezler.Bavullarda sıkışan bu ruhların ciğerlerini yırtarcasına ve bir o kadar da özgürce derin ,kendinden emin nefesler almaları mümkün değildirler.Böylesine nefes almak ki insana düşünmek misali özgür hissettirir.Böylesine derin nefes alıp gözlerini yummak , düşünmek ;bir bebeğin doğduğu ilk dakikalarda ağlaması gibi içtendir. Kavakların gövdesinde yaslanırken o insanı gökyüzüne davet eden  ıslığı dinlemek gibi huzur vericidir.Bu bir seçimdir. 

Dışarıdaki tüm güzellikleri , sürprizleriyle birlikte hayata dahil olmak ve bir önceki günkü yağmurun lekeleri ardından pencereden dışarıyı izlemek arasında bir seçimdir.Kayıp bavullar elbet bir gün yapılan ikinci el satışı ile her parçası farklı bir yere giderek eskisinden apayrı anlamlar kazanabilirler.Bin parçaya ayrılabilir bini de kendi benliğine yabancılaşabilirler. Şehir ışıkları içinde her gece daha da silikleşen milyonlarca yıldızı görememenin verdiği hayal kırıklığı ile umutsuzluk kaplar insanın içini. Bir ele ihtiyaç duyar o zaman ruh, onu tüm bu şehir karmaşasından çıkaracak kişiye kavuşmayı ister.Yıldızların sanki elini uzattığında tutabilecekmiş gibi gözüktüğü , umudun hala var olduğu  o yere gideceği günü özlemle bekler. Orada geçtiği zaman tüm anıları gözünün önünden  bir noktada duruverir.çekip çıkarır tüm o anlar arasından onu. 

Hatırlar ruhunu ölen babasının arkasından ağlayan çocuğun gözyaşında,bir annenin çaresizliğinde kaybettiğini. Yeniden gözleri uzaklara dalar , avuç içleri ferahlar . İşte tam o an dönmekte olan bavulunu gelir alır yolcu . Yerini bulur , seçimini yapar insan. Ancak şimdi kafasında yeni bir soru belirmeye başlar.Bu yerini ,yolunu, benliğini veya nefsini sorgulamaktan çok başkadır.Şimdi kişi hayatı sorgulamaya başlar ve kendi kendine sorular sormaya başlar anlamlandırmak istercesine. Bir annenin bebeğini kucakladığı gibi dünya da tüm ezilenleri, adaletsizliğe uğrayanları ,yetimleri ve kimsesizleri bir gün bağrına basar  mı ? Yaşamak , güzel kokulu çiçekler ve uçsuz bucaksız denizlerdeki yunuslar güzel ama herkes için umut etmeye değecek iyi bir dünya hala var mı ?